Ülkemizde gündem o kadar sık değişiyor ki, takip etmek adeta güçleşiyor.
Ortaya çıkan bir mesele daha sonuçlanmadan, çözülmeden bir bakıyorsunuz başka bir konu, konuşulan, yazılan, çizilenler arasında ilk sıraya çıkıveriyor.
Çok fazla değil, geriye dönük 3 aylık gazete başlıklarını inceledim.
İşte öne çıkan konular, çoğunu unuttunuz belkide.
Türkiye aylarca Münevver Karabulut cinayetiyle ilgilendi.
Birbuçuk yıl öncesinden milletvekilliği seçimleri konuşulmaya başlandı, erken seçim hala daha tartışılıyor.
Domuz Gribi insanlarımızı hasta edemedi ama toplumu meşgul etmesi, gündemi sabit bir konuda tutma noktasında görevini çok iyi yaptı doğrusu. Hatırlıyorum, herkes birbirine aşı olup olmamayı soruyordu, bu konuda Başbakanla Sağlık Bakanı’nın arasının açıldığı söylentileri bile gündemi meşgul etmişti.
Arkasından ne çıktı dersiniz? Dünya Sağlık Örgütü domuz gribini "İlaç firmalarının başlattığı sahte salgındı" diye açıkladı.
Sonra ıslak imza, darbe planları… Telefon dinleme iddiaları ve telekulak baskını…Kafes operasyonu, Balyoz Harekatı… Futboldaki bahis şikesi iddiaları… GDO’lu ürünler… Eczanelerin 1 gün işyerlerini kapatmalarına kadar varan ilaç fiyatları krizi… İmam hatip faturasını endüstri meslek liselilere çıkartan katsayı iptal kararı…
Şimdi, kısa adı TEKEV olan Teknik Eğitim Vakfı Bursa Şube Başkanlığı başta olmak üzere tüm endüstri meslek liseliler statülerini belirlemeye çalışıyorlar.
Tekel işçilerinin Ankara’daki 2 aya yaklaşan ve halen açlık greviyle devam eden eylemi…
İsrail ile büyükelçi krizi… Kozmik oda aramaları… Genelkurmay Başkanımızı “Taarruzda Allah Allah diyen asker cami mi bombalar” dedirtecek noktaya getiren tartışmalar…
İnanın bu örnekler uzayıp gider.
Nihayet yumrukların konuştuğu, parmakların kırıldığı, neredeyse korumaların gögüs göğüse çarpıştığı T.B.M.M.’ndeki o kavgalı gece.
Arkasından bir partinin bilmem hangi yöneticisinin çıkıp açıklaması, öyle yapmadık da, böyle söylemedik de demesi, buna karşılık diğer partilerin yöneticilerinin yok onlar batlattı da bizim suçumuz yok filan filan karşı açıklamaları.
İyi de bunlar karın doyurmuyor ki. Karın doyuran, iş ve aş konuları ne peki?
Yeni iş kapıları açmak, yavaşlayan ihracatın artırmak, gerileme rekorları kıran istihdamın, düşen vergi gelirlerini yükseltmek, piyasalardaki durgunluğu gidermek, ödenmeyen çek ve senetleri durumu gibi daha neler neler… Maalesef siyasilerin, partilerin hatta T.B.M.M.’nin gündeminde bu konular yok.
Son dönemde, ekonominin gündemin öncelikli konusu olması gerektiğini ilk söyleyen, herbirisi kendi işinin patronu durumunda olup da eli taşın altında bulunan 45 mühendis ve mimarın biraraya gelerek kurdukları Bursa Mühendis ve Mimar İşadamları Derneği BUMİAD’ın Başkanı İlker Özaslan oldu.
Ekonomik meselelerin gündemin birinci maddesi olması gerektiği konusunda Bursa iş dünyasından siyasetin merkezi Ankara’ya son uyarı geçtiğimiz Cuma günü BTSO Yönetim Kurulu Başkanı Celal Sönmez’den geldi.
Gazetemizin de manşete taşıdığı bu açıklamada, büyük patron “Siyasi çekişmeler, işadamları ve sanayiciler için son derece olumsuzdur. İşadamı, yatırımcı önünü görmek ister. Ne kadar önünü görürse o kadar rahat yatırım yapar. Yatırım, istihdam demektir. İstihdam ihracat ve imalat, beraberinde de vergi demektir. Önünü daha çok görebilen, iç çekişmelerden ayrılmış, siyasi itiş kakışlardan uzaklaşmış, ekonomiye odaklanmış bir hükümet ve pozisyon bizleri çok daha mutlu eder" diye konuştu.
Değerli başkanlara hak vermemek elde değil.
Doğrusunu söylemek gerekirse, gündemi bu kadar sık değişen ve kriz çıkartma becerisine sahip başka bir ülke var mı diye merak ediyorum. Galiba yok. Bu konuda da farkımızı ortaya koyuyoruz.
Bugün 2009 yıllık sanayi üretim endeksi verileri, arkasından sanayi sektörü kapasite istatistikleri, daha sonra sanayi ciro ve sipariş endeksi açıklanacak. Yine haftaya 2009 yılı işsizlik oranı TÜİK tarafından açıklanacak. Sanayinin ve istihdamın durumunu göreceğiz. Biz de bunları yazmaya devam edeceğiz.
Pazar günü ise sevgililer günü. Okuduğum bir kitapta “sevmek görev, sevilmek ise ayrıcalıktır” diyordu. Bütün ayrıcalıklıları şimdiden kutlarım.