
Öncelikle şunu belirtmekte fayda var. Bursaspor karşısında öyle bir Ankaragücü vardı ki, sormayın gitsin.
Kaliteli isimleri olan ancak takım olmayı başaramayan Başkent temsilcisinin ne şut çekecek bir halleri, ne de pozisyona girecek bir görüntüleri vardı.
Bu ligde gördüğüm en vasat takımlardan bir tanesi Başkent temsilcisi.
Dün özellikle ikinci yarıda Bursaspor kalesinde 1 kez bile gelemediler. (Son dakika Geremi'nin attığı şutu pozisyon olarak saymıyorum).
Böyle bir takım karşısında Bursaspor çok rahat bir şekilde kazanmalıydı.
Hem de göbeğini kaşıya kaşıya...
Eğer Yeşil Beyazlılar, Eskişehir maçındaki temposunun yarısını sahaya yansıtabilseydi, rahatlıkla 3 puanı hanesine yazdırır ve Kayserispor ile Galatasaray'ın puan kaybettiği haftayı değerlendirebilirdi.
Bursaspor 90 dakika boyunca bir türlü tempo tutturamadı. Özellikle orta alanda Ergic yokları oynadı.
İnanmayacaksınız ama Bursaspor'un dün en iyi isimleri Hüseyin Cimşir ve Yenal Tuncer'di. Hüseyin ilk topların hepsini karşıladı. Bir ara Ergic'in işini de yaparak pas trafiğini yönlendirdi.
Yenal da savunma sağlam bir görüntü verirken, hücumu da zaman zaman destekledi.
Aslında Bursaspor adına maçın en iyi isimlerinin Hüseyin ve Yenal olması hücumda ne kadar etkisiz kaldığı gösteriyor.
Batalla gerek final paslarında, gerekse son vuruşlarında çok etkisizdi. Onun böyle olması Turgay'ı da fazlasıyla etkiledi ve beklenen pozisyonlar gelmedi.
Volkan'a artık bir şey söylemeyeceğim.
Dün hakeme yaptığı el kol hareketleri sonrası cezalı duruma düştü. Bir futbolcu sınırda olduğunu bile bile nasıl böyle bir hareket yapar anlamıyorum. Bu işleri ne zaman bırakacak bilmiyorum ama artık yeter...
Çünkü böyle zorlu bir dönemde kimsenin takımı yalnız bırakmaya hakkı yok.
Ertuğul hocanın savunmada yaptığı revizyonu yerinde buluyorum. Tuna ve İbrahim uyumluydu. Özellikle İbrahim'in artık bu takımda yedek kulübesinde oturmaması lazım. Çünkü yüreğiyle mücadele ediyor ve attığı kritik ara paslarla da hücuma destek veriyor.