
Medine Memi ismini duydun mu? Hatırlarsın belki geçen hafta bir iki tv ve gazete haberi olarak sunulmuştu Medine’nin katliamı… Meclis karışıktı. AKP ve MHP’liler birbirine girmişti. Tekel işçilerinin direnişine karşılık başbakan “bu iş bitmiştir polis devreye girecek” açıklamaları yaparken Medine’nin ölümü önemsenmedi. Senin de umurunda olmadı Medine. Sen ana haber bülteni önünde yayınlanan evlendirme programına bakıyordun. Evlenmek için deliren, ayağı çukurdaki yaşlı adamla ilgiliydin. Medine’nin diri diri çukura gömülen bedeni senin için hiçbir şey ifade etmiyordu.
GÜZEL MEDİNE16 yaşındaydı.
Adıyaman Kahta’da yaşıyordu
Erkeklerle konuştu Medine.
Babası ve dedesi karar verdi.
Medine ölmeli,
Namus temizlenmeliydi.
Aralık ayında bulundu cesedi,
Kümeste…
Üzerine beton dökülmüş bir çukurda,
Elleri ve ayakları bağlıydı Medine’nin.
Rapor geçen hafta çıktı.
Medine, çukura atıldığında canlıymış.
Midesinden,
Ciğerinden çıkan topraktan anlamışlar
Diri diri,
Can vermiş Medine.
Bilinci açıkmış o anda
Nefes diye
“Toprak koklamış”
Tükürük diye
“Toprak yutkunmuş.”
Diri diri katledilmiş
Medine…
Erkeklerle konuştuğu için
Babası tarafından
Dedesi tarafından
Katledilmiş
Güzel Medine…
NE HASAP VERECEKSİN?Müslümansın. Ölünce huzura çıkıp Resul’e hesap vereceksin. Peki düşündün mü hiç? Diri diri çukura gömülen Medine’yi sorarsa sana ne diyeceksin? Fani dünyada “Medine’ye varamadım/ Gül kokusu alamadım/ Ben Resul’e doyamadım/Yaralıyım yaralı” ilahisinde döktüğün gözyaşları, o soru karşısında hiçbir işine yaramayacak haberin olsun. Çünkü senin fani dünyada döktüğün gözyaşları yalan…