Bursa Hakimiyet

Beklenen sonuç

İlker'i de Scott Carson'ı da beğenmedim. Bir takımın yarısı kalecidir. Bu bir deyim tabii. Böyle söylerler…
Kaleciniz iyi gününde ise maça 1-0 önde başlarsınız…
İlk kırkbeş dakikada 3 gol atıldı. Bu iyi gibi gözükse de seyircinin çok da keyif aldığını düşünmüyorum…
Neden?
Çünkü;
Oyunun devamında akan pozisyonlardan gelen goller değil… Duran toplar. Atıyorum köşe atışından ceza alanına orta yapılıyor. O kalabalıkta biri vuruyor ya da ceza alanının yan tarafından orta yapılıyor. Birkaç oyuncu zıplıyor temas edemiyorlar… O ara kaleciler de sanki armut topluyor. Top kimseye değmeden ağlarla buluşuyor…
Yan ve duran toplar cümlesi artık futbolumuzun makus talihi gibi oldu!.. Teknik adamlar, anladığım kadarıyla yaratıcı oyuncu eksikliğinden mi bütün kaderlerini duran toplara bırakmışlar… (daha çok Anadolu takımları için geçerli) Yoksa duran topların gol olma oranı bu kadar yüksek olamazdı…
Murat Erdoğan, Serdar Aziz ve Vederson'un takımları adına kaydettikleri goller aynen böyleydi…
Batalla'ya her oynadığı maçla ilgili o kadar çok ayrı paragraf açtım ki… Ama ne yapabilirim! Adam hak ediyor… Her topta yine o var… Sanki oynamasa bütün bunlar olmayacakmış gibi!.. Hani maçların kader anı olur ya ona benziyor… Batalla bu sezon Bursaspor'un kaderi oldu…
İkinci yarı şut yok. Pozisyon yok!
Ne var?
Bol bol pas ve oyuncu değişiklikleri… Duran toplar da yok…
Tabii son dakika ve uzatma dakikaları hariç…
İlker sonlara doğru takımı iyi oynarken ceza alanı dışında topu elleriyle tutunca kırmızı kart gördü… 10 kişi kalan Manisaspor'un tüm direnci bitti… Moral olarak çöktüler…  O arada suskun golcü Bangura'nın golü geldi…
Bu sonuçla Bursaspor yine gözünü play-off'a dikmiş oldu…