Bursa Hakimiyet

Çarşambayı sel aldı

Maç başlamadan önceki öngörüm;
Bursaspor’un kazanacağı yönündeydi…
Ama maç başlar başlamaz Caner’in golü gelince,olabilir ya oldum!...
Değişir  diye düşündüm, umut ettim…
Nafile!
Heyhat…
Takım sanki sahada eksik oynuyor. Oynamıyor, oynuyor gibi bile gözükmüyor…
Şaka gibi…
Yoklar yani sahada!
İnanası gelmiyor insanın…
Sanki bu oyuncular finale gelinceye kadar rakiplerine dörder, dörder atmadı…
Baroni’nin golü de gelince!
Tamam ya bu iş bittiye doğru gidiyor diye düşünmeye başladım.
İkinci yarıda da hiç mi hiç varlık gösteremediler.
Semih ve Alex peş peşe takımları adına  birer gol atınca. Gol sayısı dörde çıkmış oldu…
Hayal kırıklığı, hayret bu takıma ne olmuş böyle…
Sıfır pozisyonla maç bitti…
Şampiyonluğu son maçta kendi evinde Galatasaray’a kaybeden Fenerbahçe Ankara’da hiç yorulmadan eğlene eğlene Ziraat Türkiye Kupası’nın sahibi oldu…
Demek ki ilk dört takımın arasında geçen maçlarla, ikinci dört takımın arasında geçen maçlar arasında  ciddi fark ve kalite farkı varmış. Bursaspor bunu bize göstermiş oldu…
Sonuç olarak final oynadık.
Kaybettik…
Çok eleme oynayarak…
Avrupa Ligi’ne gitmeye çalışacağız…
Kıyak yaptıklarımız!
Az eleme oynayacaklar…
Teşekkürler çocuklar…