Bursa Hakimiyet

Galibiyet

Atatürk Stadı’ndaki son maç ve ilkyarının son doksan dakikası...
Her şeyin sonu gibi. Ama taze bir başlangıç da olabilir.
Maç boyunca hep Hamza Hamzaoğlu ile takımda ne tür değişiklikler oldu diye baktım.
İlk yarıda Welliton'un kişisel çabası ile attığı gole rağmen oynanan ve ortaya konan oyundan bu maçın döneceği ümidini taşıyordum.
Takım istekli, koşuyor, rakibe basıyor, hareketli, pas yapıyor.
Tomas Necid içlerinde en çok arayan ve koşan oyuncu. Klasına yakışır güzel bir gol atıyor.
Sercan Yıldırım da hocasının güvenini boşa çıkarmıyor, hatta şaşırtıyor.
Neden?
Golü kafayla atıyor.
Bu galibiyet takıma, oyunculara, taraftarlara bu kentte yaşayan herkese biraz moral vermiştir.
Ancak; Mersin İdmanyurdu ligin en kötü sonuçlarını almış iki takımdan biri. Yani kötüler.
Buna rağmen ilk golü biz yedik. Sonra toparladık. Galip geldik.
Özlemişiz. Galibiyet iyidir.
Bütün ayıplarımızı örter.
Diyeceğim biz de iyi değiliz.
Düzelmedik daha!
Devre arası iyi değerlendirilmeli. Tatil yapmayı kimse hak etmedi!
İkinci yarıya iyi başlamak adına futbolculara sorumlulukları hatırlatılmalı!
Bir de; protokol tribününde maçın ikinci yarısı süresi içinde başkanların oturduğu koltukların boş olması. Göze hiç hoş gelmedi…
Ben bu maçla kötü giden sezonun iyiye doğru döneceğine inanıyorum.
Yeni yıl, yeni ümitlerin, yeni hedeflerin gerçekleşeceği yılımız olsun.
Bu vesileyle de hepinizin yeni yılını kutlarım...