Bursa Hakimiyet

Hayatımızın tam da içinde…

Haftanın altı günü aynıdır.
Farklılıkları olan da vardır mutlaka.
Aslında;
Sizi şaşırtacak dikkatinizi çekecek olağanüstü haller dışında rutindir.
Pazartesi, salı, çarşamba, perşembe, cuma günleri yapacaklarınız bellidir.
Çalışıyorsanız.
İş vardır.
Bazen cuma, cumartesi ve pazar da sürprizlere açıktır.
Hafta sonu pikniği, dinlenmeler.
Kafayı boşaltma çalışmaları.
Denize kıyısı olan yerlere bir iki günlük kaçamak ya da düğün dernek…
Bunlar futbol sezonu başlamadan önceki haftalar…
Maçlar başladı mı her şey değişir.
Hafta sonu planları oynanacak maçlara göre yapılır.
İç saha, deplasman.
İnce ince hesaplanır.
Çünkü futbol festivaldir.
Bayramdır, eğlencedir, heyecandır, temaşadır, aidiyettir, taraftır, disiplindir.
Simon Kuper demiş ya hani;
“Futbol asla sadece futbol değildir” diye.
Ne kadar doğru söylemiş!
Bir düşünün; hafta sonu evinizde maç var ve siz nasıl hazırlanıyorsunuz.
Neler yapıyorsunuz, kimlere haber veriyorsunuz.
Kaç gün önceden başlıyorsunuz.
Neleri nasıl yapacağınızı planlıyorsunuz.
O nedenle!
Futbol hayatımızın tam da içinde…
Neşemiz, adrenalimiz, sevdamız.
Hele hele o hafta galibiyetle kapandıysa;
Değme keyfine.
Artık o haftanın tamamı futboldur.
Şakadır, espridir.
Mağlubiyetinde yarattığı bir sızı da vardır mutlaka...
Sözün özü;
Futbol, Anadolu’da festival gibi yaşanır.
Şenliktir, tebessüm, kahkahadır, arkadaşlık, kardeşlik, saygıdır.
Her hafta yaşadığımız bayramımızdır.
Gelin bu hafta bayramımızı Timsah Arena’da hep beraber kutlayalım.
Bir olalım, birlik olalım.
Medipol Başakşehir’i eli boş gönderelim.
Yeniden başlayalım.
Hayatın tam da içinde buluşalım...