Bursa Hakimiyet

Kadroyu görünce

Maç öncesi esame listesini görünce;
'Eyvah' dedim...
Büyükşehir Belediyespor'a karşı bu kadroyla Bursaspor'un işi çok zor...
Hatta kafalar çarşambada
Daha neler demedim ki...
Rakibe saygı,
Seyirciye saygı.
Yazara çizere, yorumcuya saygı...
Anlayacağınız demediğimi bırakmadım...
Neden?
Çünkü;
Futbol bu kadar hafife alınacak bir oyun değil...
Tamam sonucu önceden kestirilemeyen de bir oyun...
Ama kadro kaliten de belli...
Hele hele daha maçın başında Doka'nın golü gelince de 'Tamam fark geliyor' diye düşünmedim değil...
Sonra ne olduysa Holmen'in kendi kalesine attığı gol geldi...
Arkasından da Sestak'ın sayısız defa deneyip de topu ağlarla buluşturamadığı pozisyon geldi ve gol oldu...
İster inanın ister inanmayın ilk yarı böyle tamamlandı...
Düşünün ikinci yarı oynanan hemen hemen tüm maçlarda gol atan, asist yapan Pinto, Batalla ve N'Diaye kulübede...
Bu yetmiyormuş gibi sıfır moralli Turgay Bahadır rakibinden kaptığı topla öyle bir gitti ki... Genç Okan Deniz'le zor ama basit bir duvar pası ile şahane bir golün sahibi oldu... İçimden ne geçti biliyor musunuz? Şimdi Turgay Bahadır dönecek kulübeye doğru "Hey Ertuğrul Sağlam benden vazgeçme ben oyuncuyum, oyuncu" diyecek...
Holmen de kendini affettirmek adına takımı adına gol atınca maç 3-2 Bursaspor lehine sonuçlandı...
Futboldaki bütün ezberler bozuldu gitti...
Aklı çarşambada olan teknik heyete rağmen bu sonuç alındı ya helal olsun...
Artık şuna yürekten inanıyorum: Futbolun bütün ilahları Ertuğrul Sağlam'la birlikte...