Bursa Hakimiyet

Rezil olmaya devam!

İki maçta da gol atamayan bir takım olduk! Uzatmalar da dahil. Sıfır gol! İçeride dışarıda fark etmiyor.
Rakip aynı sıklette değilmiş!
İyi ki değil!
Demek ki aynı olsa fark yiyeceğiz!
Penaltı bile atamıyoruz!
Nereden nereye geldik!
Son beş yıldır şampiyonluk dahil sürekli Avrupa maçları oynuyoruz!
Aslında oynadığımızı zannediyormuşuz!
Rakiplere vize veren bir takım konumundayız.
Atletizmdeki tavşan koşuculara döndük!
Sadece koşturuyoruz...
Zaten hak etmemiştik burada olmayı da düşünenler olabilir.
Ne fark eder ki?
Neticede ordasınız ve oynuyorsunuz!
Öyleyse sahneye en iyi çıkmak zorundasınız!
Bunu bile beceremediler!
Yazık bu takımın bu hallere düşmemesi lazımdı!
Sorumlularda şapka da yok ki önlerine koyup biz ne yaptık desinler...
Geçen yıl Vojvodina maçları çok çabuk unutulmuş!
Ders alınmamış!
Gürcistan’da bir ders daha alındı.
Bir öğrenci aynı dersten dört yıl üst üste sınıfta kalır mı?
Gördük!
Kaldı!
Futbol kentinden böyle bir takım çıkıyorsa çok yerlerde büyük yanlışlar yapılıyor demektir...
Samimi söylem;
Yöneticilik fotoğraf çektirmek değildir.
Vizyon gerektirir!
Sorumluluğu paylaştırma becerisi demektir.
Ekibi tutmak demektir.
En önemlisi de mazeret üretme yeri değil!
Her koşulda başarıyı getirme yeridir...
Tarih yazanlardan!
Tarih yazdıranlara döndük!