Bursa Hakimiyet

Zoru sever

Son zamanlarda en ters gelen takımdı Belediyespor... Ama akşam gördük ki Bursaspor bu maça çok iyi hazırlanmış. Sahada basmadık yer bırakmadılar, rakibe fırsat vermediler, çok konsantre olmuşlar... Yardımlaşma, agresif oyun, paslaşma ve hücumda çoğalma, kısaca futbolun tüm gereklerini yerine getirdiler... Öyle olunca da ortaya tempolu bol pozisyonlu keyifli bir 90 dakika çıktı...
İnanın bu maç 5-0 bile bitebilirdi. Sayısız gol pozisyonunu cömertçe harcadılar. Anladım ki bu takım kolay gol atmayı sevmiyor. İlle de duran top olacak. Kardeşim karşı karşıyasın vur gol olsun. Yok ben öyle gol istemiyorum, kaleciyle karşı karşıya herkes gol atar. Sıkıyorsa gel sen köşe atışından kalabalık ceza alanı içinde gol at... Tamam sustum. At da nasıl istersen öyle at. Yeter ki gol olsun...
Bursasporlu oyuncular için duran toplar penaltı kadar tehlikeli. Nasıl önlem alırsan al bir şekilde yer buluyorlar iğne deliğinden vuruyorlar...
Batalla da ortalıyor kardeşim. Vurmazsan ortaya yazık. N'Diaye de Pinto da affetmiyorlar...
Bakın fark olur diyordum ya… Webo oyundan atıldıktan sonra rakip on kişi kalmış hata yapmadan daha dikkatli olmak gerekir diye düşünürken önce N'Diaye sarı kartı görüp cezalı duruma düşerken, Vederson da ikinci sarıdan oyundan atıldı... Arkasından Edin Visca'nın golü geldi... Uzatma dakikaları bitmek bilmedi... Her an gol gelebilirdi...
Bu takım mevcut kadroyla böyle arzulu, tempolu, agresif ve yardımlaşmayı dün akşamki gibi yapsın, hücumu da düşünerek tabii, başka da bir şey yapmasına gerek yok... Karşı karşıya kalınan pozisyonlarda gol atmasalar da olur. Ne yapalım duran topları bekleriz artık... (helal olsun helal...)
Suat Arslanboğa zaman zaman verdiği ve vermediği kararlarla seyircileri de teknik adamları da çıldırttı. Hep söylüyorum; Gördüğünü çal be kardeşim. Sana ne? Yapan düşünsün... Bir de sertliğe izin vereceksen hep ver... Ya da hiç verme...