Adnan BAŞTOPÇU

Adnan BAŞTOPÇU

adnanbastopcu@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Açık uçlu soru?
30 Eylül 2017 Cumartesi, 09:40

Başbakan Binali Yıldırım, TEOG'un yerine liseye geçişte getirilecek yeni sisteme ilişkin konuşurken 'Sorular test değil, klasik olacak. Açık uçlu sorular sorulacak' dedi.
Öyleyse bakalım, neymiş açık uçlu soru:
'Evet veya hayır diye cevaplanmayan, şıkları bulunmayan klasik yazılı soru tipi.'
Devam ediyor izahat:
'Açık uçlu soruda cevaplayanın duygu ve düşüncelerine (analiz, sentez, değerlendirme yetenekleri vs) ulaşılmak istenir.'
Bütün soruların açık uçlu olacağını sanmıyoruz. O sınav bitmez çünkü, ertesi güne sarkar!
Vakti zamanında öğrencilik yapmış biri olarak, açık uçlu soru ile test sorusu arasındaki kıyaslamayı yapalım, bilabedel, sevabına.
Öncelikle durum şu; her ikisinin de avantajları ve dezavantajları var.
Kimi öğrenci test sever, kimi açık uçlu.
Testte sallarsın, tutma ihtimali var. (Genellikle tutmaz!)
Açık uçluda da sallayabilirsin ama biraz altyapın olmalı.. İşkembeyi kübradan sallarsan, rezil olma ihtimalin söz konusu.
Klasik eserleri okumuş olmak, kitap okunan bir çevrede büyümüş olmak, gazete-dergi karıştırmış olmak, açık uçlu sorular karşısında avantaj olabilir.
Çünkü, 'Kırdan kente göçün nedeni ne?' diye sorulduğunda, kırsal kesimde gelir düşüklüğünden de söz etmelisin, kentin cazibesinden de.
Yani talebe kardeşim, testte tek doğru olur, açık uçluda çok!..

'Hapse girmek her vatandaşın hakkı!'

Açık uçlu sorunun nasıl bişey olduğunu derin bir misalle anlatayım.
Hoca hukuk sınavında sordu: 'Hapis hakkı nedir? Tartışınız!'
Düşündüm, taşındım ve şöyle yazdım:
'Bir vatandaş suç işlediğinde kolluk kuvvetleri ona, (Sen bu suçu bilerek işledin! Kışı sıcak bir hapishanede yatarak geçirmek için işledin. Bu sebeple seni hapse atmıyoruz) diyemez. Hapse girmek her TC vatandaşının hakkıdır.'
Kağıdı verdim çıktım, açtım hukuk kitabını, şu örnekler vardı:
'Adam televizyonunu tamirciye vermiş, tamir ücretini ödemiyor. Tamirci televizyona hapis hakkını kullanır. Adama televizyonunu geri vermez.'
Veya.
'Komşunun ineği bahçene girmiş ekinleri tarumar etmiş. Komşu zararınızı karşılayana kadar ineği alıkoyabilirsiniz!'
Hasılı, açık uçlu soru için ağzın laf yapıyor olması, kalemin 'oynak ve kıvrak' olması gerekir ama konuyu da biraz olsun bilmekte fayda var!

Namaz saatine kadar okey

Şu sahneyi gördüm, 4 ergen kız çay bahçesinde buluşmuşlar.
Dördü de kendi cep telefonuyla ilgileniyor. Durup şunu sorasım geldi kızlara:
'Madem öyle evde otursaydınız ya kızım!'
Bu sevgili kızların pozisyonuna bazen bizim jenerasyon da düşüyor.
Tuvalete dizüstü bilgisayarla, yatağa tablette gittiğini söyleyen çok arkadaşım var.
Hele tuvalette, eline telefonu almayan herhalde yok!

Dün cumaya giden bir arkadaş anlattı.
Delikanlı oturmuş camide namaz saatini beklerken, almış eline cep telefonunu 'sanal okey' oynuyor. Arkadaşım bu sahneye 'orası cami, kahvehane değil' diye itiraz etti.
Bir itiraz da şekle değil, içeriğe:

'Kırmızı yediyi alsa, per yapacaktı, onu da göremedi moloz!'