Asker- yoldaş polemiği... - Adnan BAŞTOPÇU - Bursa Hakimiyet
Adnan BAŞTOPÇU

Adnan BAŞTOPÇU

adnanbastopcu@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Asker- yoldaş polemiği...
18 Ocak 2018 Perşembe, 08:14

CHP İstanbul İl Başkanı seçilen Canan Kaftancıoğlu'nun 'Mustafa Kemal'in askeri değil yoldaşıyım' şeklindeki tartışılan demecinin dumanı tüterken...
İstanbul Barosu eski Başkanı Ümit Kocasakal, CHP Genel başkanlığı'na adaylığını açıklarken 'Mustafa Kemal'in askeriyim' dedi.
Buyurun!..
'Aslan sosyal demokratlar' kendilerine kutu gibi bir polemik buldu.
Bu aşamada bize düşen, bu polemiğin tarafı olmak zorunda kalmak istemeyen CHP'lilere yeni açılımlar sunmak. Buyurun 'asker-yoldaş' ikilemine sıkışmak istemeyenler için yeni sıfatlar:
1. Mustafa Kemal'in kardeşiyim.
2. Mustafa Kemal'in arkadaşıyım.
3. Mustafa Kemal'in öğrencisiyim.
4. Mustafa Kemal'in kankasıyım.

İşaret fişeğini yaktı...

CHP Bursa Milletvekili Ceyhun İrgil, Marmara gazetesine yaptığı ziyaret sırasında verdiği demeçte, 'Belediye başkanı olsam, vatandaşlara 10 tona kadar suyu ücretsiz yapardım' demiş.
İrgil aynı ziyarette Bursa'nın 'ulaşım sorunu'ndan da söz etmiş.
Ücretsiz su, ulaşım sorunu..


Sizin de aklınıza aynı şey geldi değil mi?
CHP'nin Bursa büyükşehir belediye başkan adayı, galiba belli!

Üvey 'brother'lar!

İngiltere'nin Manchester Müzesi'nde bulunan 'Two Brothers' isimli 'mumya kardeşler'in dişlerinden alınan DNA örnekleri üzerinde yapılan bilimsel araştırma sonucunda...
Annelerinin aynı, babalarının farklı olduğu ortaya çıkmış.
Milattan önce (MÖ) 1800'lü yılların Mısır'ı.
Kahire'nin 400 kilometre güneyinde bulunan Deir Rifeh kasabası...


Kardeşler Khnum-nakht ve Nakty- ankh.
Öz kardeş olmadıklarını ya sadece anneleri biliyordu, belki o bile bilmiyordu!
Ne diyelim, yaşasın bilim!
2 bin bu taraftan, bin 800 o taraftan, buyurun 4 bin yıllık sır, kabak gibi çıktı açığa!
(Hiç utanmadın değil mi abla!)

Özgürlükler ülkesi

ABD merkezli düşünce kuruluşu 'Freedom House'un raporunda Türkiye, 'kısmen özgür' kategorisinden, 'özgür olmayan ülkeler' kategorisine alınmış.
Rapor baştan aşağı bıdı bıdı dolu.
Neymiş, basına, sosyal medya kullanıcılarına, protestoculara, siyasi partilere, yargıya ve seçim sistemine yapılan ve gittikçe artan saldırılar varmış.
Neymiş, Cumhurbaşkanı devlet ve halk üzerinde kendi şahsi kontrolünü empoze etmeye çalışıyormuş.
Neymiş, ülkenin en büyük 3. partisinin başkanı hapisteymiş, 100'den fazla belediye başkanı OHAL kapsamında görevden alınmış, 160'tan fazla yayın kuruluşu kapatılmış, 150 gazeteci hapse atılmış.
Neymiş, Cumhurbaşkanı medya patronluklarını kendi ihtiyaçlarına uyacak şekilde yeniden yapılandırmış, anlamlı bir kuvvetler ayrılığı bulunmayan 'süper başkanlık' sistemi yaratmak için rağbet görmeyen anayasa değişikliği referandumu yapmış vs vs vs.
Ayıptır, yazıktır, günahtır. Şu raporu yazanların eli hiç mi titremedi.
Ben okurken çok üzüldüm, gerçekten.