Adnan BAŞTOPÇU

Adnan BAŞTOPÇU

adnanbastopcu@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Aynı mitinglerin benzer liderleri
12 Haziran 2018 Salı, 07:39

Zaten alandaydınız. Veya mitingi TV'den izlediniz. Dolayısıyla öyle söyledi, bunları vaat etti şeklinde bir haber- yoruma ihtiyacınız yok. Gelin ben size iki liderin benzerliklerini, daha doğrusu giderek benzeyen özelliklerini ve birbirlerinden etkilendikleri hususları sıralayayım burada.
Liderler, Erdoğan ve İnce.
1. Erdoğan mitinglerde ceket giyiyordu, gömlekte beyazı fazla tercih etmiyordu. İnce ise kampanyanın başından bu yana hep 'beyaz gömlek' giydi. Dün baktık Erdoğan da beyaz gömleğe geçmiş. Demek ki, beyaz gömleğin seçmen üzerindeki etkisi mühim!
2. Muharrem İnce, başından beri her mitinginde dev ekrandan video gösterdi. Hep aynı videoları da değil. Her gittiği yerde değişik videolar. Ahali bakalım bugün ne gösterecek moduna bile girdi. Son günlerde mitingde video gösterme modasına Erdoğan da uydu. O da artık konuşmasını kesip anlatımı güçlendirmek için video oynatmaya başladı.
3. Muharrem İnce çok şey konuştu ama bir sözcüğe ve o sözcüğe bağlı kavramlara çok önem verdi. Hatta 'Vaadin ne diye soracak olursanız, huzur diyorum bu ülkeye huzur getireceğim!' dedi. Dün, Erdoğan da bu sektöre girdi. O da 'huzur' dedi ve ekledi:
'İstikrar, güven, mutluluk, barış ve huzur!'
4. Miting sonrası iftar da iki liderin birden başvurduğu bir yöntem oldu. Muharrem İnce Bursa mitinginin ardından orada, eski stadyumun çimlerine oturarak halkla birlikte iftar yapmıştı. Cumhurbaşkanı Erdoğan da, geç geldiği Bursa'da, konuşmasının başında alana toplananları Atıcılar'da verilecek iftara davet etti.
5. Muharrem İnce ilk mitinglerinde 'bunların yaptığı tek şey beton!' diye bir söylem tutturmuştu. Söylem etkili olmuş demek ki, Erdoğan bu aralar hangi il'e gitse, 'Millet Bahçeleri'nden söz ediyor. Vatandaşın yeşil alana yayılıp çocuklarıyla yuvarlanabileceğini anlatıyor.
6. 2-3 yerel konu dışında her iki lider de gittikleri her yerde hemen hemen aynı şeyleri söylüyorlar. Normal bu. Vatandaş birinde kaçırsa bile söylemi, diğerinde yakalar belki diye uyguluyorlar bu tekrar yöntemini.

Erdoğan rötar yapınca...

Kalktım. Erdoğan'ın mitingine gitmek için. Baktım Erdoğan televizyonda. Niğde mitinginde konuşuyor. Oturdum yerime tekrar. Saat TSİ 15.00. Ee Bursa mitinginin saati 15.30 olarak duyuruldu. Nasıl yetişecek Bursa'ya!.. Bari dedim Niğde mitingi bitince çıkayım Gazete'den.
O Niğde'den Bursa'ya gelinceye kadar, ben de giderim herhalde İstanbul Yolu 9. kilometreden, Atatürk Stadyum Alanı'na... Televizyonu açtım, Erdoğan 15 Temmuz'un simge şehidi Ömer Halisdemir'in kabrini ziyaret ediyor. O ara haber geldi alandaki arkadaşlardan 'Erdoğan'ın gelişi epey sarkacak' diye. O esnada Muharrem İnce Diyarbakır'dan Bursa'ya doğru bağırıyor: Duydum ki Erdoğan alanı yeterince dolduramamış.
Ee normal. Muhalefete bu kadar koz vermemek lazım.

Mitingler ölçü mü?

Hangi liderin alana ne kadar kalabalık topladığı, acaba sandığa ne oranda yansır?
Eskiler Osman Bölükbaşı'nın mitinglerini örnek gösterirler. Bölükbaşı büyük hatip olduğu için herkes gidermiş mitingine. Ama iş sandıkta oy vermeye gelince, mitinglerdeki görkem yansımazmış seçim sonucuna. Bizzat yaşadığım olay da şöyle. Bandırma'da Ecevit mitingi izliyoruz. Biz seçim otobüsünün üzerindeyiz. Adamın biri de tırmanmış elektrik direğine, kitleye ha bire slogan attırıyor. Bildiğim amigo yani. Miting bitti, Bandırma otogarında rastladık adama. O bizi tanıdı biz de onu.
Dedim nasıl DSP'nin durumu. 'Bana ne!' dedi adam, 'Ben SHP'liyim!'
- Nassı ya. Demin slogan attırıyordun kitleye!
Adam, Ecevit'i seven biriymiş meğer.
'Filancanın mitingi çok kalabalıktı', 'Bu miting ona oranla daha coşkusuzdu' vs analizleri attıranların kulağına küpe.