Adnan BAŞTOPÇU

Adnan BAŞTOPÇU

adnanbastopcu@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Ayrı vagon isteyen de kadın, istemeyen de...
09 Haziran 2017 Cuma, 06:54

Lisenin iki kapısı vardı. Paydos zili çalınca kızlar üst kapıdan, erkekler alt kapıdan tahliye olurdu. O yıllarda bu olayı 'haremlik- selamlık' diye yorumlamazdı kimse. Konu fizikiydi çünkü.
Yüzlerce öğrenci bir kapıda sıkışmasın diye okul yönetiminin aldığı pratik bir karardı.
Kızlar kapısından çıkan bir erkek öğrenci bir seferinde müstahdemin ikazı üzerine, 'Ne yapayım param olsa ben de ameliyat olucam!' diye 'Bülent Ersoy esprisi' yapmıştı.
***
Tokyo'da sırf tacizciler düşünülerek 'kadınlara ayrı vagon' uygulaması olduğu söyleniyor. Hatta bundan feyz alan Melih Gökçek Ankara'da aynı uygulamayı hayata geçirmek istedi. Bir anket yaptı sosyal medyada, 'evet ayrı vagon' diyen oranı yüzde 52 çıktı. Oranı beğenmemiş olmalı ki, ileri bir tarihe erteledi uygulamayı.
***
Bursa'da da malum şu sıralar 'kadınlara ayrı vagon' tartışması var. Konuyu CHP Milletvekili Nurhayat Altaca Kayışoğlu gündeme getirdi ve 'Kadınları toplumsal hayatın dışına iterek sorunlarını çözemezsiniz!' eleştirisini getirdi.
Uygulamaya ne tip tepkiler gelmiş diye sosyal medyada bakınırken...
Gazeteci Sevinç Feyzioğlu'nun 'Tacizci erkek sürücülerden kurtulmak için de ayrı yol istiyoruz' paylaşımına rastladım. Bizim Sevinç hızını alamamış, 'Kadınları bu izdihamdan ayrı vagon uygulamasıyla kurtarmaya çalışanlar, erkeklerin birbirine yapışık yolculuğu için de çözüm üretiyor mu acaba' demiş ve sağ olsun, bize de sahip çıkmış.

Ve yazıda adı geçen üçüncü kadın, Nuray Çalışkan. O da 'Sorsan pozitif ayrımcılık derler!' diye mevcut uygulamaya dudak bükmüş.
Üç 'ayrı' kadın ve üçü de 'ayrı' vagon istemiyor, şekilde görüldüğü gibi.
Ama Başkan Recep Altepe söz konusu uygulamaya kadınların talebi üzerine başladıkları söylüyor. Öyleyse ne var elde: Ayrı vagon isteyen de kadınlar, ayrı vagonu ayrımcılık olarak gören de.
***
Erkeklerin alayını tacizci sapık gibi görmek, evden dışarı çıkan her kadının rahatsız edileceğini sanmak ve/veya kalabalık ortamların kadınlar için potansiyel tehlike arzettiğini düşünmek...
Bu kısmen doğru önyargıların bizi götüreceği nokta, Türk idare sisteminin de özeti aslında:
'Ne ulaşım sorunu olur, ne de trafik, kimse evinden dışarı çıkmasa!'
Evet birileri anası- bacısı evde dizini kırmış oturuyor diye dışarıdaki kadınları potansiyel gibi görebilir, evet birileri yetişme tarzı nedeniyle ahlaksız- terbiyesiz eğilimler içinde olabilir ve evet birileri eğitimli bile olsa tacizi alışkanlık edinmiş sapık kişilikler olabilir..
Böyleleri dünyanın her yerinde var ve bu tip olumsuz durumların koruyucu-kollayıcı önlemi, her ülkede, her şehirde ancak ve sadece kolluk kuvvetleri...
Yakıcı sorunumuz arada kaynıyor bence:
Biz vagonlara sığmıyoruz!..
Sığıyorsak da, ite- kaka, ittire- kaktıra!..
Erkek, kadın, yaşlı, çocuk, isteyen istediği vagona binsin elbette, tabii vagonda yer varsa, kalmışsa...
***
Meraklısına: Antalya'da bir AVM, kadınlara özel 'pembe otopark' yapmış. Kadınlar rahat park edebilsin diye paralel çizgiler daha genişmiş vs. Bu şık uygulama bile 'ayrımcılık!' eleştirilerinden kurtulamamış.

*Futbol sezonu biter, palavra sezonu başlar

- GS Bafetimbi Gomes'i kadroya katmak istiyor.
- Göztepe başkanı Fernandao ile buluştu.
- GS'nin temas kurduğu son isim Junior Tavares.
- BJK Domagoj Vidal'ı ikna etti.
- Fransa'ya çıkarma yapan FB'li yöneticiler Valbuena'yı ikna etti, rotayı Dirar'a çevirdi.
- Bordo-Mavililer Jurar Kucka'yı gündeme aldı.
- GS Eric Maxim Choupo Moting'in peşinde.
Ne mi bunlar?
Bunlar gerçekleşmesi şüpheli haberler listesi.
30 yıldır içindeyim sektörün, anlayış değişmedi.
Her seferinde, futbol sezonu biter, transfer haberleri sezonu başlar...