Adnan BAŞTOPÇU

Adnan BAŞTOPÇU

adnanbastopcu@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Balonla röveşata çocukluğumuz!..
14 Kasım 2017 Salı, 07:22

Asosyal, pardon sosyal alemi kasıp kavuran 'balona röveşata atan adam' videosunu izlediğinizi varsayarak yazıyorum.
Futbol dünyanın en kitlesel sporu ise, röveşata da bu oyunun en spektaküler, yani göze en hoş gelen hareketi. Kreması, kaymağı. Hele de röveşata ile atılan goller...
Bizim kuşak genetik mühendisi olmayı hayal edecek durumda değildi. Mahallenin tüm oğlan çocukları futbolcu olmayı özlüyor, nihai olarak da FB veya GS'den birinde forma giymeyi hayal ediyordu.
Günde peş peşe 3 maç yaptığımız o mutlu günlerde, 'hususi' çalıştığımız hareketlerdendi 'röveşata!'
İşin tekniğini bilmeden, bel-kol kırmaya aldırmadan havaya attığımız topa ayakları makas yaparak ve geriye doğru düşerek vurmaya çalışır, bazen denk getirir, ekseriyetle de denk getiremezdik.
Yaşımız ilerledi, futbolcu olamayacağımız anlaşıldı ama içimizdeki tutku, milim gerilemedi.
Şıkır şıkır giyinip örneğin düğüne gittiğimiz bir gün, arsada futbol oynayan çocukların yola kaçan çamurlu topunun dibine girip havalandıran, dizde iki kere sektirip yarım voleyle topu çocuklara gönderen temsilcileri vardır bizim kuşağın.
Çocuğuyla balkonda teke tek, iki kale oynayan.
Salonda kanepeyi kale yapıp penaltı atan.
Tuvalete giden holde tel vuruş oynayan.
Bişeyi beklerken, gazoz kapağını top yapıp, ortada sıçan oynayanlarımız vardır.
Balona röveşata yapan adam da, bu hasretin, bu özlemin insanı sadece.
Videoyu izlediğinizde göreceksiniz, hareketi topla çalıştığı için, balonun ağırlık kütle endeksini hesap edemiyor abi.
Topla balonun aynı yerçekimine muhatap olacağını sanması da, ikinci kabak hatası.
Hasılı, o vuramayışta, o ıskada, o şehrin ortasında ama asla şehrin umurunda olmayan o detayda, kim bilir hangi hikaye gizli aslında.

İyilik peşinde koştular!

Dünyanın ünlü kentlerinde düzenlenen maratonlarda, sivil toplum kuruluşlarına (STK) bağış toplanması bir 'insanlık geleneği' haline geldi. Örneğin ABD'de bir yılda 1.6 milyar dolar sadece maratonlarda toplandı. Başka örnek 50 milyon pound bağış toplanan Londra Maratonu.
İstanbul'da düzenlenen 39. Avrasya Maratonu'nda da kimi koşucular, aynı zamanda 'iyilik peşinde' de koştular!
Genel istatistik şöyle: 2008-2017 yılları arasında 28 binden fazla koşucu, 30 sivil toplum kuruluşu için, 212 bin bağışçıdan, 23 milyon TL bağış topladı ve...
Bu para, tam 120 binden fazla kişinin hayatını değiştirdi. (Doğaya veya hayvana dokundu da diyebiliriz)
Kimi kanser olan çocuklar için, kimi babasız- annesiz çocukların eğitimi için, kimi akülü sandalye için, kimi doğa katliamları olmaması için koştu.
Tam 46 STK için bağış toplandı.
Gezi Parkı eylemlerine katılan kimi STK'lara dirsek gösterilse de, Avrasya Maratonu bu yıl da hem katılım açısından hem de bağış açısından başarılı bir organizasyon oldu.
Maratonlara 'iyilik peşinde koşan insanlar'ın bir araya geldikleri organizasyonlar olarak da bakmakta fayda var. Yani sadece koşmuyorsunuz, örneğin bir kız çocuğunun eğitim almasına vesile olarak onun hayatına da dokunuyorsunuz.