Adnan BAŞTOPÇU

Adnan BAŞTOPÇU

adnanbastopcu@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Belediye çalışanı kadınlar, başkan makamını bastı
08 Mart 2018 Perşembe, 07:33

Geçen gün Nilüfer'deki evime gidiyorum, karşıma iki tane belediye bilboard'u çıktı. Birinde Frida Kahlo, kadınca laflar ediyor, ötekinde ünlü kadın devrimci Klara Zetkin, kadın hakları ile alakalı ileri- geri konuşuyor.
Du bakalım dedim içimden, bunlar iyi günlerimiz, başımıza taş yağması yakındır... Demeye kalmadı ertesi gün, yani dün, kadınların Nilüfer Belediye Başkanı Mustafa Bozbey'in makamını bastığı haberi geldi. Nasıl basmak hem de!?
Bunlar, başlarında erkek neyim olmadan, kendi aralarında, yani kadın başlarına örgütlenmişler. 'Yaşasın kadın dayanışması' gibisinden yazılar yazmışlar kağıtlara, onları da sopalara iliştirmişler, doğruca başkanın makamına doğru nümayişe geçmişler.
Taammüden, anlaşarak, hesaplayarak, planlayarak...
Bir gün önceden saat tespiti yaptıkları, buluşma yeri falan ayarladıkları kesin ve sarih. Ve belediye binasında koridorları inlete inlete yani slogan ata ata makama doğru yürümüşler.

Resmen isyan!

Dünya döndükçe Nilüfer'de başkanlık yapmasını arzuladığımız, canımız ciğerimiz başkanımız Bozbeyimiz, bunları güler yüzle karşılamış iyi mi? (Öyle yapması icap eder)
Derken kadınlardan biri bir adım öne geçip 'Başkanım!' demiş, '8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nde idari izin hakkı kullanmak istiyoruz!'
Başkan gözlerini biraz kısıp talep sahibine az dikkat etmiş, ne görse beğenirsiniz!
Belediyenin Sosyal Destek Hizmetleri Müdürü Seden Bozbey bu!
Başka deyişle Mustafa Bey'in helali, zevcesi, yaa karısı işte! (Eneee..)
Az yutkunmuş Bozbey haliyle. Bu bozgunculuğun, bu başıbozukluğun, bu anarşistliğin demeye dilim varmıyor, eylemin, 'insider' olmasına.
Neyseki Başkan evde olsun, belediyede olsun, sosyal adaletçi.
Çabuk atlatmış bu şoku ve... Sesi az çatallaşsa da, eskisi gibi gür çıkmasa da, biraz buruk biraz şaşkın... 'Böyle mücadele edenlere, hakları verilir elbette' şeklinde hem tarihi hem veciz lafını etmiş. Başkanın bu tarihi lafı, kadın ameleler tarafından alkışlarla, tezahüratlarla coşkuyla karşılanmış.
Başkan alkışı gördü ya daha da gaza gelmiş ve, 'Kadın her yerde olmalı, kadın sosyal külürel alanlarda olmalı, yönetici olmalı, tarım ve sanayi alanında olmalı, eşit yurttaşlık ilkesi içirisinde yer almalı.' diye gürlemiş. Bir alkış kıyamet daha. Artık tut tutabilirsen başkanı...
'Kadın değişirse kent değişir!'
Heyoooo, helal, var ol...
'Kadın değişirse dünya değişir!'
Ooooo, bravo!
Galeyana geldik artık, aşk olsun durdurabilene:
'Birlikte mutlu olmak en önemlisi ve biz de birlikte mutluyuz. Kadınların değiştirecek sözü ve gücü vardır!'
(Bitmeyen alkışlar, birbirine sarılanlar, sevinç gözyaşı dökenler vs)

Ve sonrası!

Uzatmayalım. Haklarını ettikleri mücadele ile alan kadınlar, mutlu mesut bürolarına servislerine dağılmışlar. Sel gider kum kalır. Ben şimdi dün akşam Bozbey'lerin malikanesinde, yemekler yenip kahveler içildikten sonra Mustafa Bey'in Seden Hanım'ı karşısına alıp, 'Bak Hanım!' diye başlayan konuşmasını merak ediyorum.