Adnan BAŞTOPÇU

Adnan BAŞTOPÇU

adnanbastopcu@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Bir ölümden daha fazlası
18 Ekim 2018 Perşembe, 08:03

Çatır çatır insan ölüyor dünyada. Girin 'Worldometers' sitesine, ölüm ve doğum istatistiklerinin numaratörlerine bakın. Tıkır tıkır artıyor sayılar!
Ölüm, vakayı adiye yani, yeryüzünde.
Gazeteci ölümleri de öyle.
Elinde silah olmadığı halde, çok gazeteci öldürüldü, matbuat tarihinde.
Peki, neden önemli gazeteci ölümleri?
Çünkü bir insan ölmüyor bir gazeteci öldüğünde, insanların haber alma özgürlüğü de ölüyor.
Özgür yorum duyma hakkı da ölüyor. Fikir hürriyeti de ölüyor.
Bir gazetecinin ölümünün bir ölümden daha fazla şey ifade ettiğini bizzat görmek istiyorsanız, Nick Nolte'un başrolde oynadığı 'Ateş Altında' filmini izleyin.
Binlerce insan ölür Somoza yönetimindeki Nikaragua'da ama, hiçbiri iç savaşı bitiremez, ta ki Amerikalı bir gazeteci ölünceye kadar.
Lafı Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı'ya getireceğimi anladınız sanırım.
Kaşıkçı olayının bu kadar büyümesinin sebebi...
1. Esrarengiz kaybolma hadisesi.
2. Olayın çok uluslu olması. (Kaşıkçı Suudi asıllı, Amerika'nın ve dünyanın en önemli yayın organlarından Washington Post'un yazarı. Artı olay Türkiye'de, daha önemlisi İstanbul'un Suudi Konsolosluğu'nda geçiyor.)
Hollywood senaristlerinin haberi aldıkları anda senaryo yazmaya başladıklarından eminim.
Kesin filmi yapılacak bu diplomatik-kriminal olayın. Benzerlerinin tamamının filmi çekildi çünkü.

ALTINDAN KİM ÇIKACAK?

Birçok ülkeye, demokrasi ve özgürlük ihraç etme bahanesiyle ölümden ve acıdan başka bir şey götürmeyen ve fakat demokrasinin 'd'sinin, özgürlüğün kırıntısının bile olmadığı Suudi Arabistan'a asla ve kat'a ilişmeyen ABD yönetimi...
Bakalım Kaşıkçı olayında, Dışişleri Bakanı Mike Pompeo'yu önce Arabistan'a, ardından Türkiye'ye göndermekten öte, bir çaba gösterecek mi?
Ve daha mühimi, 'suçun şahsiliği ilkesi'ne dayanarak söylüyorum, dünya kamuoyuna muhtemel bu cinayetin faili olarak kim veya kimler açıklanacak?

PRİME VE YILA TAKILANLAR DA VAR!

3 şart var emekli olmak için. Yaş, yıl ve prim.
Şu sıralar herkes 'emeklilikte yaşa takılanlar'dan yana kaygılı.
Peki, 'emeklilikte yıla takılanlar' yok mu?
Veya 'emeklilikte prime takılanlar?'
Onlardan kimse neden söz etmiyor?
Türkiye'de eskiden '6 çalışan 1 emekliye' bakıyordu. Son yıllarda bu oran '1.7 çalışan 1 emekli'ye kadar düştü. 'Aktüeryal denge' deniyor buna.
Uluslararası standartlara göre, olması gereken '4 çalışana 1 emekli' şeklinde.
Her ne kadar 'sosyal ekonomi', oranlarla, sayılarla, rakamlarla ifade edilmese de, her ülkede çalışma koşulları ve insan ömrü farklılıklar gösterse de...
Bizde olay, 'imar affı, genel af, vergi affı' gibi kötü örneklerde de görüldüğü üzre, hep bir ağlama kampanyası temelinde götürülüyor nedense.
Tamam, ben de emeklilikte yaşa takılanlardan yanayım. Ama emeklilikte prime takılanlara da el atalım, hazır mevzuya girmişken.
Ve emeklilikte yıla (yani süreye) takılanları da ihmal etmeyelim lütfen!