Adnan BAŞTOPÇU

Adnan BAŞTOPÇU

adnanbastopcu@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Burası Norveç olsaydı hükümet düşerdi...
29 Kasım 2017 Çarşamba, 07:43

Man Adası'nda bir şirket kurulmuş. Şirketin sermayesi 1 Sterlin!..
Ve şirket sadece 'para aktarma' işinde kullanılmış.
CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu dünkü grup toplantısında tane tane ama takır takır anlattı.
Kimlerin bu adadaki sözde şirkete para aktardıklarını. Tek tek açıkladı, isim isim söyledi.
Cumhurbaşkanı'nın kardeşi aktarmış, Cumhurbaşkanı'nın dünürü aktarmış, Cumhurbaşkanı'nın eniştesi aktarmış, Cumhurbaşkanı'nın eski özel kalem müdürü aktarmış ve oğlu Burak aktarmış.
Miktarlar şöyle: Enişteden 2.5 milyon dolar, kardeşten 2.5 milyon dolar, Ziya İlgen 1 milyon 250 bin dolar, kardeşten 1 milyon 250 bin dolar, dünürden 1 milyon 250 bin dolar, eski özel kalem müdüründen 1 milyon 250 bin dolar, müdürden bir 250 bin dolar daha, dünürden bir milyon dolar daha ve oğul Burak Erdoğan'dan önce 1 milyon 450 bin dolar sonra da 2 milyon 300 bin dolar.
Doğru toplama yapabildiysem eğer, 13 milyon 750 bin dolarlık bir para trafiği.
2011'in 'aralık sonu'ndan 2012'nin 'ocak başı'na kadar, sadece 20 günlük bir sürede!
Kılıçdaroğlu sordu haliyle:
'Her fırsatta yerli ve milli olduğunu söyleyenler buna ne cevap verecekler!' diye
Ben yorumumu başlığa yazdım: Burası Norveç olsaydı hükümet düşerdi.
Ama göreceksiniz burası Norveç veya benzeri bir ülke olmadığı için hiçbir şey olmayacak.
Biz medya mensuplarında şöyle bir yanılsama hali mevcut. Sanıyoruz ki, kamuoyu haberi duydu, şaşırdı ve bu yeni duruma göre yeni bir pozisyon alıyor.
Oysa, şu olağanüstü açıklamanın siyasi faturası veya getirisi, öyle sanıyorum ki, 1-2 puandan fazla olmaz. Çünkü, belli odaklar şimdiden başladılar ortamı bulandırmaya, karartmaya, kafaları karıştırmaya.
Bu yazının yazıldığı sırada, Cumhurbaşkanlığı'ndan veya bizzat Cumhurbaşkanı'nın kendisinden herhangi bir cevap gelmedi. Aslında verilecek cevabı var Cumhurbaşkanı'nın.
'Bana ne eski özel kalem müdürümden, dünürümden, eniştemden, oğlumdan, kardeşimden kardeşim!.. Ben kendimden sorumluyum' dese, kimse bişey diyemez.
Hatta ekseriyet hak bile verir.

Doğum günü çocuğu!

Üşenmedim saydım. Tam 8 yılbaşında ailemle arkadaşlarımla kutlama yapmak yerine, sosyete yeni yıla nasıl girecek diye Uludağ'a gitmişim. Bizim mesleğin cilveleri işte. Annen ölür adam telefonda seni (kendince çok önemli) etkinliğine çağırmak için arar, çocuğun hastadır ama sen yazını bitirmeden çıkamazsın gazeteden vs vs.
Dün doğum günümdü ama hiç umursadım, sabah sabah Nilüfer Belediyesi'ne basın toplantısına gittim. Benim için rutin, sıradan günlerden biri olmaktan öte bir anlamı yoktu günün.
Toplantıya biraz geç kaldım. O ara sevgili arkadaşım Namık Göz ortamı örgütlemiş. Yüksel Baysal da girişimde bulunmuş. Belediyenin basın melekleri Hande Koç ve Hasiye Yiğitbay da devreye girmişler ve konu Başkan Mustafa Bozbey'e kadar intikal etmiş.

Toplantı bittikten sonra Bozbey'in makamına geçildi, çaylar kahveler içilirken bir baktım pasta geldi mumlar falan, duygulandık haliyle. Herkese çok teşekkür ederim bu vesileyle.

Çok mahcup oldum, hayatım boyunca unutmam!