Adnan BAŞTOPÇU

Adnan BAŞTOPÇU

adnanbastopcu@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
CHP'li değilim, ilginize ve bilginize!..
15 Haziran 2017 Perşembe, 07:26

6 Mayıs'ta şöyle bir laf salmışım sosyal medyaya:
'Gözaltı ve tutuklama sırası CHP'lilere de gelecek mi, çok merak ediyorum. CHP'li değilim!'
Hızımı alamamış olmalıyım ki kendi gönderime kendim yorum yazmışım:
'Arkadaşların gazına gelip bir-iki kere oy vermişliğim var hakim bey ama, valla billa sorsan partinin yerini bilmem.'
Bu ifadelerin altına sağ olsun arkadaşlar mevzuyu köpürtmüş de köpürtmüşler.
Hele biri, ki kendisini tanımam etmem, ta Amerika'dan şöyle yazmış:
'Nazi işgalindeki İtalya'da, Katolik papazın söyledikleri geldi aklıma...'
Hadi oradan, ne alaka!
Kimsenin korkmasına- üzülmesine- çekinmesine- tırsmasına gerek yok.
Baksanıza, Kılıçdaroğlu bile dışarda.
Elini kolunu sallaya sallaya geziyor hatta...

*Ablacım siz yanlış anlamışsınız!

Tatile geldikleri Antalya'da denizin soğuk olduğu gerekçesiyle tur operatörüne dava açan iki Rus turiste mahkemeden ret kararı çıkmış.
Olayı, 'turizm broşüründe anlatılan hizmet kalitesiyle fiiliyattakinin örtüşmemesi üzerine mahkemeye giden ve tatili bedavaya getiren tipik turist haberi' sanmayın sakın.
'Ruslar ve sıcak deniz özlemi' tarihsel derinliği olan bir konu.
Biz nasıl hayat bilgisi dersinde karşıdan karşıya geçmeyi, diş fırçalamayı falan okutuyoruz, onlar da, eskiden süper güç olmaları sebebiyle 'ne yapıp edip sıcak denizlere inmeye çalışmak gerektiğini' okuyarak büyüdüler.

Çünkü öteki ve 'kötü' süper güç ABD, bunların etrafını 'yeşil kuşak'la çevreleyip, aşağıya inmelerine engel olmak için elinden geleni ardına koymuyordu.
Sovyetler'in Afganistan işgali falan hep bu sıcak deniz özleminin parçası.
Yani neymiş?
Antalya'da ellerini- ayaklarını soktukları denizi yeteri kadar sıcak bulmadıklarında mahkemeye gitmelerinin sebebi hikmeti, çocukluktan itibaren kulaklarına doldurulan...
'Sıcak denizlere inmeliyiz', 'Sıcak denizlere bir koridor açmalıyız' türü söylemlermiş.
Çocukluğundan beri belli enlemin altındaki tüm denizleri 'hamam suyu' sanan eleman, ayağını denize soktuğu anda hafif ürperdiyse, kandırıldığını düşünmesi doğal bence...

*Her şeyi bilen pizzacı...

Bu kadar mı teslim olmuş haldeyiz dijital çağın fenomenlerine, bu kadar mı ellerindeyiz!
İnternet aleminde rastlamış olmalısınız.
Adamın biri pizza siparişi vermek için pizzacıyı arıyor ve...
Ortaya çıkan diyalogdan anlıyoruz ki, pizzacının adam hakkındaki bilgi birikimi ne tür bir pizza yediğinden ibaret değil. Konuşma ilerledikçe, müşterinin kolestrol düzeyinden hangi ilaçları kullandığına, kredi kartı harcamalarından pasaport süresinin dolmuş olduğuna kadar bir yığın bilgi, pizzacının elinin altında.
Gerçi, farklı bir açıdan çekilmiş olsa bile küçücük bir kelle fotoğrafından elemanın kim olduğunu 'şıp' diye anlayan ulu ve kutsal Facebook'un yanında, pizzacının bilgi birikimi -bana kalırsa- hikaye...
Böyle daha neler göreceğiz bakalım 'dijital' dünya gözüyle.