Adnan BAŞTOPÇU

Adnan BAŞTOPÇU

adnanbastopcu@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Cumaya gelirse de içeri almayın!..
05 Kasım 2017 Pazar, 08:42

Nilüfer Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, hayırsever Hulusi Karakuş'un katkılarıyla Karaman'da yapımı tamamlanan 2 bin 500 kişi kapasiteli Cemal Karakuş Camisi'nin açılışında, 'sadece' bir teşekkür konuşması yapmak istemiş.
Ve fakat, kendi iddiasına göre, Müftülük tarafından engellenmiş.
Müftülüğü bu kararlı tutumundan dolayı kutluyoruz!

Camiye siyaset sokmadığı için. De keşke, ülkedeki tüm müftülükler hem de tüm partilere ve partililere karşı aynı dirayeti gösterebilse.
Bu olaydan hareketle 'arama motoru'na 'camide siyaset' yazdım. Bakalım neler takılacak hesabı.

Ohooo, ortalık camide siyaset yapandan geçilmiyor. Buyurun ortaya karışık:

►Kayseri'deki bir camide lise çağındaki öğrencileri toplayıp siyasi propaganda yapılması büyük tepki çekti.

►Camide siyaset yapan imam.

►'Hoca hoca camide siyaset yapma!'

►Camide evet propagandası yapan imam.

►İmam evet propagandası yaptı, cami karıştı.

Örnekleri çoğaltmak mümkün. Şekilde görüldüğü gibi cami ve siyaset birbirlerinden o kadar da ayrı şeyler değil bu memlekette. Biz, yaşı biraz müsait olanlar aynı vakti 3 ayrı camide birden kılan genel başkanlar bile biliriz, o da ayrı konu.

Sanırım Bozbey'in konuşturulmaması hadisesi bir tür 'post' kavgası. Cami ve siyaset birilerinin tekelinde ya, bu 'post'u kaptırmak istemiyor abiler, anladığım kadarıyla.
'Camide siyaset yapması normal karşılananlar' ve 'camide siyaset yapma ihtimaline bile göz yumulmayacaklar' diye iki kategori var sanki memlekette. (İkinci kategoriye girenler cumaya da alınmamalı bence.)
Sözün özü, CHP'li bir belediye başkanı ve o başkanın camiye yaptığı yardımlar yeteri kadar ürkütücü demek ki, birileri için.
NOT: Öte yandan, kesinlikle hayır, Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş'ın görev startını Emirsultan Camisi'nden vermesiyle bu konunun hiçbir alakası yok.

Gelen de, giden de bilinmiyor genellikle

Pakize Suda'nın sokak röportajları nasıl bir 'Türkiye barometresi' ise. Bizim Neslihan Çınar'ın elde mikrofon sokak röportajları yaptığı 'Maksat Muhabbet' programı da, Bursa barometresi!
Biz medyalarda çalışanlar, daha genel söylemle enformasyon işkolunda faaliyet yapanlar öyle sanıyoruz ki, herkes her şeyden haberli, herkes meraklı, herkes bilgili.


Ve fakat olayın tüm cilası, ele mikrofon alıp sokağa çıkıldığında dökülüyor!
Soruyor Neslihan sokaktaki vatandaşa:
'Yeni büyükşehir belediye başkanını tanıyor musunuz?' diye, bilen yok. 'Başkan değişti haberiniz yok mu' diyor, cevap 'hayır'. 'Yeni gelen kim?', cevap yok, 'giden kimdi?', yine yok.
Sokak röportajları AK Parti merkezine çok yakın bir yerde yapılıyor üstelik. (Şans da yok ki, bir-iki partili denk gelsin.)
İsterseniz AS TV'de izleyebilirsiniz bu röportajları.
Bir oran vermek gerekirse, sokaktaki vatandaşın yüzde 75-80'inin, ne Recep Altepe'den haberi var, ne yerine gelen Alinur Aktaş'tan.
Büyük soru şu aslında:
Nasıl bu kadar (b)ilgisiz olabiliyoruz, hayatımızı direkt etkileyecek insanlara ve hayati konularda!?