Adnan BAŞTOPÇU

Adnan BAŞTOPÇU

adnanbastopcu@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Cumhuriyet Sultanları!..
14 Ocak 2020 Salı, 08:05

Yazıya bir Namık Göz girişi yapayım:
Bilimde, eğitimde, ekonomide, sanatta, sporda dünya ortalamasının epeyce gerisinde olduğumuz aşikar.
Ve fakat 'spor' konusuna bir çentik atmamız gerekirse eğer, kadın voleybolunda maşallahımız var.
İzlediğinizi umarak yazıyorum.
Polonya maçının 4. seti neydi öyle birader!
Bir set 33-31 biter mi? Biterse en az kaç kere gelir- gider yürekler ağza!
İlk seti Polonya aldı, ikici seti biz, üçüncü seti onlar ve dördüncü set..
Adamlar, pardon kadınlar sayamadım 5-6 kere 'maç sayısı' için servis attılar!
Ve biz tamamını çevirdik.

Burada Meryem Boz'a bir parantez açmak lazım.
Mavi saçlı kızı diyorum. Yıldırım gibi şimşek gibi çöktü Polonya bloklarının üzerine.
Burada ajitasyonu kesip olayın sosyolojisine giriyorum.
Aslında Türk kadınının bu nevi başarıları, bu ülkenin hal ve gidişinin de sigortaları.
Dün yine sosyal medyayı sarıp sarmalayan 'şeriat' tartışmaları, Türk kızlarının tamamı 'rol model' bu başarıları karşısında eriyip gitmeye mahkum bana göre.
İranlı kadın bırak futbol oynamayı, stada bile giremezken, bizimkilerin tribünde değil, sahada, parkede, pota altında mücadelede olması, Atatürk Türkiyesi'nin en büyük garantisi...
Bizim kızlar, namı diğer 'Filenin Sultanları' Polonya maçından öyle büyük gazla çıktılar ki, ilk maçta 3-1 yenildikleri Almanya'yı güle oynaya geçtiler ve Tokyo biletini ceplerine koydular.
Takım sporlarında olimpiyata katılmak, bilenler bilir her anayiğidin harcı değil! Bilimde, eğitimde, sanatta bizden fersah fersah ileri çoğu ülkenin takım sporlarında olimpiyat rüyası göremediğini de bilmenizi isterim.

BACAK ESNETMEK VE İFFET!

Yukarıdaki yazıyı şu enteresan haber ve örnekle birlikte değerlendirelim.
İran'ın bugüne kadar olimpiyatlarda madalya kazanmış tek kadın sporcusu olan tekvandocu Kimia Aliazadeh 'İkiyüzlülüğün, yalanların, adaletsizliğin ve dalkavukluğun parçası olmak istemiyorum' diyerek ülkesini terk etti.
Kazandığı madalyaların İran hükümeti tarafından siyasi çıkarlar için kullanıldığını söyleyen Kimia Aliazadeh'in asıl şu lafı tüyler ürpertici:
'İranlı yetkililer bir kadın için bacaklarını esnetmek iffetli bir davranış değil diye beni küçük düşürüyorlardı...'

DEPREM, TAYVAN VE BİZ?

Sabah televizyonu açtım. Olsa olsa profesördür dediğim tipte biri Tayvan'dan söz ediyor. Az dinledim. Bizim Konya kadar bir adaymış Tayvan ama Türkiye'ye her alanda 4 kat fark atıyormuş. Yaratılan gelirde, ihracatta vs.
Prof arkadaş adamların depremi 25 saniye önceden bildiklerini söyleyince uykum iyice açıldı.
Deprem konusu şimdilik dursun, önce Gazete'ye gelince topladığım bilgileri vereyim:
Küçücük bir ada ama tam 27 milyon insan yaşıyor.
Tüm kıyıları arabayla 8 saatte gezebiliyorsunuz.
Her yıl 500 milyar dolar gelir elde ediyorlar.
Her çocuk bir enstrüman çalıyor, herkes İngilizce biliyor vs..
Gelelim depreme...

Babalar uzaya bir yığın uydu göndermişler, yeraltına da gaz hareketlerini haber veren bir yığın istasyon kurmuşlar.
Burada anlatmakta zorlanacağım ama 'elektronik dalga sismik dalgadan daha hızlıdır' diye özetleyebileceğim, teknoloji marifetiyle erken uyarı sistemi oluşturmuşlar.
Bunun dünyanın en gelişmiş ve en eksiksiz sismik kayıt istasyonları ağı olduğu iddia ediliyor.
Bu uyarı sistemi marifetiyle olası depremde bir, herkesin cep telefonuna mesaj gönderiyorlarmış. İki, doğalgaz dağıtımını kesiyor yangın çıkmasını engelliyorlarmış. Üç, elektrikleri kesip, hızlı trenlerin vs durmasını sağlıyorlarmış. Dört, siren falan çalıp vatandaşa 'kaçın!' diyebiliyorlarmış.
Daha çok var böyle önlem, misal bina yapımında betonarme yerine geçebilecek sistemler üzerinde falan da çalışıyorlarmış ama, uzatmaya gerek yok.
Şu sıralar İstanbul'da, Marmara Denizinde falan zırt-pırt küçük depremler oluyor ve konuya duyarlılık yine üst seviyeye çıktı hesabı, hap kadar ülke neler yapıyor ve yapmış, biz ise ısrarla armut toplamaya devam etmişiz demek için yazdım bütün bunları...