Adnan BAŞTOPÇU

Adnan BAŞTOPÇU

adnanbastopcu@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Deniz iyi de, trafiği olmasa!
05 Ocak 2020 Pazar, 09:46

Biz Bursalılar ne kadar şanslı bir şehirde yaşıyoruz. Sadece trafiğimiz var. Düşünsenize, ekstradan bir de deniz trafiğimiz olabilirdi!..
Ulaştırma Bakanı Mehmet Cahit Turhan, Kanal İstanbul'un yapım gerekçelerini anlatırken demiş ki...
'Yeğenim, geçen yıl Üsküdar'dan Beşiktaş'a 15 dakikada geçiyordu. Bu yıl ise çok yoğun deniz trafiği nedeniyle Üsküdar'dan Beşiktaş'a geçişi yarım saati buluyor.'
İstanbul Yolu'ndan Ataevler'e bir saatte 'vıjj' diye (ayakta ve ışık hızında) giden biri olarak bu sağlam gerekçeye büyük hak verdim.
Yine de uyarayım. 'İstemezükçüler' bu beyanatı, 'Ne 15'i ya, 7-8 dakkada karşıdayız' diyerek büyük ihtimal hafife alacaklardır.
Ben almadım, hatta konuyu araştırdım da.


Boğazdan yılda ortalama 50 bin gemi geçiyormuş. 50 bini 365 güne böldüğünüzde 136 gemi yapıyor. Yani boğazdan bir günde 136 geçiş yapılıyor.
Bölge ülkelerinin süreç içinde gelişecekleri ve filolarını artıracakları düşünüldüğünde yakın yıllarda boğazdan bir günde geçen gemi sayısının 140'ı, hatta 150'yi bulması an meselesi.
Gemi sayısının artışı ile yeğenin karşıya geçişi de ilk etapta 30-32 dakikaya, bilahare 38-40 dakikaya, 20 yıllık bir projeksiyon yapıldığında da, 45 dakikaya çıkabilir.
Hesap ortada! Buyur, istersen ikna olma.
Bu hesaba rağmen kanalın yapımına karşı çıkanlar, bıdı bıdı yapanlar yine de olacaktır ama.
Meraklısına: İstanbul'da karşıya geçmenin en az 15 yolu varmış. Marmaray, Avrasya Tüneli ve 3 köprü diye başlıyor liste, deniz otobüsleri, vapurlar, feribotlar, motorlar ve deniz taksileri ile devam ediyor.

ÇALINAN HAYALLER!

Bir çocuk düşünün. Çocukluğu semadan geçen jetlere bakıp hayal kurmakla geçmiş.
Hava Harp Okulu tek hedefi. Çalışmış didinmiş sınava girmiş.
İyi de soru çözmüş.
Ve fakat...
Yüzlerce kişinin alınacağı okula kıl payı girememiş!
Şartlar normal olsa, girmiş aslında.
Ama sorular birilerine servis edildiği için sınavdan önce, O'nun yerine başkaları girmiş okula.
Böyle kaç neslin hayalleri çalındı.


Eski ÖSYM Başkanı Ali Demir'in itiraflarını okurken, ne olup bittiğini bildiğim halde, kanım dondu yine de.
Sadece pilot olmayı hayal eden o çocuğun değil, doktor olmak, mühendis olmak, avukat olmak isteyen kaç gencin hayalleri çalındı böyle böyle bu ülkede.
Hem de bir yıl çalıp bırakmadılar.
Her yıl, her sınavda, defelarca çaldılar.
Askeri okullar sınavında çaldılar, üniversite sınavında çaldılar, KPSS'de de çaldılar.
Kaç nesil kaybedildi acaba böyle.
Kaç kul hakkı yendi.
Bir çocuğun kaderiyle oynamak, bir gencin hayallerini yıkmak bile büyük günahken, büyük suçken, yüzbinlerce gencin istikbalini çalmak...
Daha büyük bir günah ve daha büyük bir suç düşünemiyorum...

SARILMAYIN...

Van'ın Çatak ilçesinde iki öğretmen doğum günü kutlaması yaparken birbirine sarılınca...
Sarılmanın uygunsuz olup olmadığı yolunda sosyal medyada epeyce toz kaldırıldı.
İki öğretmen birbirine sarıldı diye olan bitene dikiz...
Valilik soruşturma izni verdi.
Kaymakamlık suç duyurusunda bulundu.
Milli Eğitim Müdürlüğü sürgün ve aylıktan kesme cezası verdi.
Sizi bilmem, ben bu listeye bakarak devletimizin birbirimize sarılmamızı istemediği sonucunu çıkardım.
Milli eğitim, kaymakamlık, valilik.
Hepsi cıva gibi turp gibi devlet makamları.
Öğretmenler mağdur edilmiş, onurları zedelenmiş, olay bizatihi gurur kırıcıymış vs vs diyenleri dikkate almayın. Ne oranda, kime, nasıl sarılacağınızı belirleyen, (ama aslında hiç sarılmasanız daha iyi) bir devlet kimde var! Bizde var.