Adnan BAŞTOPÇU

Adnan BAŞTOPÇU

adnanbastopcu@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
'Dil yaresi' değil, düpedüz zevzeklik
22 Kasım 2017 Çarşamba, 08:00

Rasim Ozan Kütahyalı'yı da eklersek.
'Televizyonda ileri-geri konuştuğu için işinden olanlar listesi' biraz daha uzadı.
Ersin İmer, Güner Ümit ve Mehmet Ali Erbil az kayın, bankta Rasim Ozan Kütahyalı'ya da yer açın.
Televizyoncu arkadaşlara sordum:
'Canlı yayında edilen bir lafın anında evlere ulaşmadığını biliyoruz. An ve yayın arasında kaç saniye var? Yani sakıncalı bir laf edildiğinde, reji odasının bunu biplemesi için kaç saniyesi var?'
En kabadayı teknolojide bile bu işin standardı, 6-7 saniye imiş.
Ama tabii reji odasında lafın sakıncalı olup olmadığını idrak edecek uyanık bir eleman olması da şart. Başka bir televizyoncu arkadaşım soruyu Rasim Ozan muhabbetine getireceğimi anlayıp, 'Bunların programı tamamen biplense yeri abi' diye kestirme yorum yaptı.
Bu işlerin duayeni tek tabanca siyah-beyaz televizyon döneminde hava durumu sunucusu, nur içinde yatsın Ersin İmer abimizdi. Rahmetli, gece yarısı don olacağı uyarısını yaptıktan sonra, 'Tüm çiftçilerimize donsuz geceler dilerim!' şeklinde veciz bir laf etmişti.
Çiftçi kesimi ayaklandı ertesi gün ve şu haberi okuduk gazetelerde:
'Donsuz geceler' TRT spikerinin başını yedi!
Televizyonda dili yüzünden işinden olanları saysan, çok zorlama 5-6 kişi ya bulursun ya bulamazsın. Ama 'kalemi' yüzünden işinden olan gazetecileri sıralamaya kalksak burada, eminim bu köşenin fiziki kapasitesi yetmez, liste yapmaya. (Dünyadaki tutuklu gazetecilerin yarısı Türkiye'de)
Konuyu çok da uzatma taraftarı değilim.
Bana göre televizyonculukta her türlü yavşaklığın bir gideri var. Doğrusu ciddi müşterisi var. Ortamın kendisi bizatihi lümpen zaten. Her türlü zevzekliğe de açık.
Arada böyle zır zevzeklik yapıldığında fatura kesilmesi belki biraz fren etkisi yapıyordur ama kısa sürede unulutulup gideceğine eminim.
Bu olayda daha enteresan analiz şu bence: Asla arkadaşlık yapmayacağımız, oğlumuzla-kızımızla tanışıyor olmasını istemeyeceğimiz, işyerimize- evimize sokmayacağımız bir yığın kerameti kendinden menkul tipi, mütemadiyen evlerimize, evlerimizin salonlarına konuk ediyoruz.
Ayıla bayıla yapıyoruz hem de bunu.
Olayda asıl irdelenmesi gereken bu 'ikiyüzlü sosyoloji' aslında!..

Ne Cavcav'mış why arkadaş!

Antrenör kovmak ve futbolcu satma konusunda rahmetli babası İlhan Cavcav'ın eline kimse su dökemezdi. Yerine geçen oğul Murat Cavcav, bu gidişle 'boynuz'u geçecek!
Lig'in 3'üncü (yazıyla üç!) haftası Ümit Özat'ı kovmuştu.
Yerine, babasının üç kere kovduğu Mesut Bakkal'ı getirmişti.
O operasyonu şöyle yazmışız 2-3 ay önce:
'Kovulduğun yere, gider misin 4 kere?'
Baba Bakkal'ı kovma konusunda hat-trick yapmıştı, oğlu henüz bir!
Bilin bakalım Bakkal'ın yerine gelen kimdir?
Ümit Özat.
Lig'in 3. haftasında yapılan operasyonda giden de aynı zat, gelen de aynı zat!
Özat gitti Bakkal geldi, Bakkal gitti Özat geldi.
(Kim ne karışır, babasının oyuncağı.)