Adnan BAŞTOPÇU

Adnan BAŞTOPÇU

adnanbastopcu@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Dizide faizci dövüyor reklamda faizi övüyor
10 Kasım 2018 Cumartesi, 08:19

'Diriliş Ertuğrul' dizisinin yeni sezonu başladı. (Venezuela'lı Maduro'nun gözü aydın)
İlk bölümde Kayı Boyu Söğüt'e iyice yerleşti.
Adaletli ve herkese eşit davrandığı için Söğüt bildiğin cazibe merkezi haline geldi.
Söğüt pazarı da ticaretin kalbi konumunda, dillere destan bir pazar.
Ertuğrul Bey (Engin Altan Düzyatan) bir gün pazarda denetim yaparken 3 tüccarın tefecilik yaptığı, yani faizle para dağıttığını öğreniyor.
Bir hışımla bu tüccarları yakalıyor ve başlıyor adamları dövmeye.
İşin tuhaf tarafı tefecilere, tefecilik yapsınlar diye finansörlük yapan kişi, yani altın veren kişi oğlu Gündüz'müş meğer! (Durun Gündüz masum çıktı, olay tezgahmış!)
Neyse detayları boşverin, dizi böyle tefeci dayağı falan sürerken, kaçınılmaz olan başlıyor ve uzun 'reklam kuşağı' devreye giriyor.
Ve enteresan bir şey oluyor. Bizim Namık Göz'ün gözünden kaçmaz, gerisini o anlattı:
Dizide tefecileri ağız burun tekme tokat döven, faizin haram olduğunu söyleyen Ertuğrul Bey (Düzyatan!) 'reklam kuşağı'nda yine karşımızda!..
Hem de bir bankanın reklamında!
Reklamın konusu da: 'Gel bana, en cazip fazi oranını vereyim sana.'
Faiz doktoru, yatırım uzmanı pozlarında, 'kendi torunları' olan bizlere cazip faiz teklifleri sunuyor Ertuğrul Bey!
Uzun lafın kısa hali:
Dizide faizci dövüyor, reklamda faizi övüyor!

YATTIK-ÇIKTIK KONSEPTİ...

78 kuşağının gençlerinden herhalde, karakol, nezarethane, emniyet, hatta hapishane anısı olmayan yoktur. 12 Eylül'de genç ve yetişkin olup da yolu az önce söz ettiğim mekanlardan geçmeyen de yoktur. Yani, bizim jenerasyon için gözaltına alınmak, karakola düşmek, mahkemelere çıkmak, vakayı adiyedendi. Peki ya, zamane gençleri.
Onların maalesef demeyeyim, iyi ki yok böyle anıları, deneyimleri.
(Hapishane olayını en fazla 'Prison Break'te görmüş ve özenmiş olmalılar)
Öyle veya böyle, Prison Break'e özenen gençleri bu deneyimden mahrum mu bırakacaktık!..
Bedavadan reklam olmasın hesabı ismi bizde saklı bir kahve dükkanı, bu ihtiyacı giderme amacıyla şekilde görüldüğü gibi bir konsept yaratmış.
Gidiyorsun zaten 'self servis' olan bu kahveciye. Alıyorsun kahveni, içiyorsun.
Sonra da, herhangi bir bedel ödemeksizin, (şekilde görüldüğü gibi) bir hapishane pozu veriyorsun.
Buyur sana Instagram'a, Facebook'a veya Twitter'a salacak bir görsel malzeme.
İnanan olur olmaz, o mühim değil.
Mühim olan, dosta- arkadaşa, hısım- akrabaya salalım bir hava...

MERAKLISINA...

Sanıldığının aksine, bu 'kodes konsepti'nin arkasından 3 nesildir kahvecilik yapan bir Türk girişimci aile çıktı. Merkezi Yalova imiş. Kocaeli ve Görükle'ye 'franchising' vermişler ve şubeler açmışlar. Yurtdışında bir eşi veya benzeri olmayan 'konsept'te, müşteriler mahkum, garsonlar gardiyan rolünde. Kahvehanenin ismini, Almanca'da 'tutuklu' anlamına gelen sözcükten esinlenip koymuşlar.