Adnan BAŞTOPÇU

Adnan BAŞTOPÇU

adnanbastopcu@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Dolandırılanlar hep fırsatçılar!..
27 Mart 2018 Salı, 09:36

İşim gereği rastgele okuma ve izleme yapmıyorum. Gündem neyse, ona ilişkin kitaplar veya filmlere takılıyorum. Çiftlik Bank mevzusu gündem olduğunda, birkaç 'dolandırıcılık' filmini peş peşe izledim. Steve Martin ve Michale Caine'in başrolde oynadığı 'Kirli, Çürük ve Adi' bu sıralar izlediğim filmler içinde en beğendiğim. Tavsiye ederim. Sonunu anlatacak değilim ve fakat şu kadarını söyleyeyim, dolandırıcılığın en güzel tarafı, dolandırma eğilimi olanların dolandırılması.
Sülün Osman nam büyük Türk büyüğü de tam da buna vurgu yapmıştır zaten. 'Hayatımda hiç iyi niyetli kimseyi dolandırmadım' diyerek.
Bir yöntemi şöyle: Pazar günü, kapalı bir kuyumcu dükkanının önü. Sülün Osman karısı ameliyat masasında, acil nakit paraya ihtiyacı olan bir adam rolünde. Elinde 3 bin lira değerinde olduğunu söylediği bilezikler var nakite sıkışık olduğu için bilezikleri ucuza satmaya hazır. Yancısı bu aşamada devreye giriyor ve bileziklere 500 lira verebileceğini söylüyor. O sırada yoldan geçen fırsatçı ağa takılıyor ve fiyatı artırıp bilezikleri 600 liraya satın alıyor. (2400 lira net kâr!)
Altın diye aldığı bileziklerin teneke olduğunu ertesi gün öğrendiğinde, yüzünün halini görmek gerek. Karısı ameliyat masasında kalmış birinin, 3 bin liralık (!) bileziklerini 600 liraya kapatan biri, sizce de dolandırılmayı hak etmiyor mu?

'Hıyarım var' diyene tuzu kapıp koşuyoruz

Bu ülke dolandırılma, kandırılma, aldatılma hususlarında ne kadar 'verimli' ki, bir ara taa Kolombiya'dan çeteler gelmişti, bankadan para çeken insanları, trafik kazası süsüyle dolandırmak için. Kapıdan satışlarla, hesabınız PKK tarafından ele geçirildi yöntemiyle dolandırılan insan sayısı, herhalde orta halli bir Anadolu şehrinin nüfusuna eşitlendi.
Son bomba TRT'den çıktı. Aysun isimli bir hanım kızımız, arkadaşları, bürokratlar ve polis kocasının meslektaşlarından oluşan 43 kişiyi, TRT'nin kantin ihalesinden ve arsa alım satımından 'kâr payı' vereceği vaadiyle yaklaşık 5 milyon TL dolandırmış. Konu adliyeye intikal ettiği için dolandırdığı iddia edilen diyelim yine de biz, kendimizi yargı yerine koymayalım.
Ama şu konuda kesin 'yargı'da bulunabiliriz herhalde.
Avantadan para kazanma ihtimaline bayılıyoruz. Emek sarf etmeden para kapmaya da. Mesai harcamadan kolay para kazanma beklentisi yani, bildiğin Türk folklorik hareketi.
Kimse sorgulamıyor gerisini. Kimse, 'ben buradan kolay para kazanacağıma göre, ya yetim hakkı yiyorumdur, ya kul hakkı, ya da kamu kaynağı peşkeş çekiliyor bana' demiyor.
Bileşik kaplar teorisi... Senin küpün doluyorsa, mutlaka birilerinin küpü boşalıyordur!
Kopması yüzde 100 olan saadet zincirlerinde durum bu. Anlamadığım şu: Çok ve çeşitli dolandırıcılık olaylarına maruz kalmış Türk halkı, misal 'banker faciası'nı yaşamış bir memleket, nasıl oluyor da bu işlere prim veriyor.
Her hıyarım var diyene tuzu kapıp koşan necip milletim de kulağının çekilmesini hak etmiyor mu sizce de?

Ronaldo 'enişte' çıkmadı!

Ne bir şarkısı, ne bir kitabı, ne bir filmi olmadığı halde, hatta herhangi bir dizide bile oynamadığı halde tırnak içinde 'ünlü' insanlar var. Başka bir özellikleri yok, sadece 'ünlü'ler!
Bu tipler, 'ünlü' olmayı nasıl paraya vs tahvil ediyorlar konusu ayrı. Bunların olayı şu: Ne yapıp edip ünlerini sürdürmek zorundalar. Bunun için de magazin programlarına, gazete sayfalarına yalan dolan haber malzemesi üretiyorlar.
Cansu Taşkın isimli sözde ünlü de Cristiano Ronaldo'nun kendisine zırt- pırt mesaj attığını söyleyip duruyormuş. Ronaldo Cansu'ya meylettiyse haber mühim, çünkü konu 'milli'.
Ve fakat Ronaldo Cansu'yu ne görmüş ne duymuş! Abi'nin konuyla alakası yok. Gelinen teknolojik noktada istediğin ünlüyü sana mesaj atmış gibi göstermek mümkünmüş. Hatta sohbet etmiş gibi bile. Bu da itibar hırsızlığı, itibar dolandırıcılığı veya başka türlü bir sahtecilik işte.