Adnan BAŞTOPÇU

Adnan BAŞTOPÇU

adnanbastopcu@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Erik dalı gevrektir!..
04 Ekim 2017 Çarşamba, 07:39

'Dünyaya bir daha gelsem sevgilim/ Arar bulurum yine seni severim/ Cenneti değişmem saçının tek teline/ Ömrümün yettiği kadar seni severim...'
Ferhat Göçer'in söylediği bu şarkı, bir dönem 'düğünlerin milli marşı' gibiydi.
Her düğünde gelinle damat salona bu şarkıyla geliyor, ilk danslarını (mecburiyetti galiba) bu şarkıyla yapıyorlardı.
Önceki yıllarda Sibel Can'ın 'Lale devri çocuklarıyız biz' diye bilinen şarkısı da epeyce kullanılmıştı. Bir ara İrem Derici'nin 'Kalbimin tek sahibi', başka bir dönem Ayla Çelik'in 'Bağdat' şarkıları revaçtaydı. (Ankara'nın Bağları konusuna hiç girmeyeyim)
Şimdilerde...
Devir, 'Erik dalı gevrektir!' devri...
Nasıl ki, kına gecesi yapılıyorsa, 'Yüksek yüksek tepelere ev kurmasınlar, aşrı aşrı memlekete kız vermesinler!' türküsü eşliğinde kına yakmış gelinin etrafında dönme adeti var.
Bu aralar da, gelinin kız arkadaşlarının karoografisi eşliğinde 'Erik Dalı Gevrektir şov' yapmak adet.
Medeniyetimizin en büyük sosyal aktivitelerinden biri düğün yapmak.
Böylece hısım- akrabaya, dostlara-arkadaşlara duyurmuş olunuyor:
Bakın biz evlendik, diye.
Geçen gün Namık Göz'ün kaleminden zevkle okuduk:
Düğün fotoğrafçılığı eni-konu sektör olmuş. Bu iş için çuvalla para harcanmaktan çekinilmiyormuş.
Ee mühim tabii. İnsan hayatında kaç kere evleniyor. Bir, bilemedin iki veya üç.
Pazar akşamı 36 yıllık kadim dostum Prof. Dr. Metin Taş'ın biricik kızı Gizem'in düğününde çok hoş bir 'Erik Dalı' organizasyonuna şahit olduk.
Gelin ve 7 arkadaşı, üşenmemişler bu türküye uygun 'özgün' bir karoografi hazırlamışlar.
Orkestra parçayı çalmaya başlayınca bunlar piste çıktı ve...
Sanki dans grubu imişçesine harika bir performans sergilediler.
Keyifle izledik, mest olduk.
Düğünün en hoş 'an'ıydı, gelin ve damat için hoş bir 'anı' oldu.

'Kendimi attım, penaltı çalındı'

Çaykur Rizespor'lu futbolcu Halil İbrahim Sönmez, kendisini yere attığını, çünkü hakemin bu pozisyonda penaltı çalacağına emin olduğunu açıklamış.
Nasıl açıklama? Şok şok şok, değil mi?
Öncesi var pozisyonun.
Aynı hakem aynı futbolcunun yaptığı harekete de (penaltı olmadığı halde) penaltı çalmış.
Futbolcu da biliyor haliyle, hakem o hatasını telafi peşinde.
Küt atıyor kendini yere ki, hakem vicdanını rahatlatsın!
Bir hata, bir hata daha!
Bu beyanat, ya da itiraf diyelim, 'Türk futbol tarihinin kısa özeti' aslında.
'FBGSBJK' aleyhine bir hata yapar hakemler.
Bir hafta boyunca öyle bir boza pişirilir ki enselerinde, medya marifetiyle, ertesi hafta mutlaka telafiye girişirler.
Daha çok tepinebilirim bu lafın üzerinde, daha çok top çevirebilirim, sağa- sola deplase olabilirim, hatta oyunu eğitim sistemi üzerine yıkıp, kale önünde epeyce bol felsefe üretebilirim ama skor değişmez.
Türk futbolunun özetinin özeti bu sözcük işte: Eyyam!
Sadece eyyam.
(Çocuk kendini yere atarken adı gibi biliyor penaltı çalınacağını!)