Adnan BAŞTOPÇU

Adnan BAŞTOPÇU

adnanbastopcu@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Gazeteciliği ayağa düşüren hareketler
10 Şubat 2018 Cumartesi, 07:24

Bugün Bursa Gazeteciler Cemiyeti'nde genel kurul günü. Arkadaşlarımız aday olacaklar biz de oy kullanacağız ve 2 yıllığına yeni yöneticilerimizi belirleyeceğiz.
Hazır genel kurul yapılacakken, haddim olmayarak mesleğimize ilişkin birkaç hatalı eğilimden söz etmek istiyorum. Hatta bunu şematik yapayım ki, daha anlaşılır olsun:
1. Gazeteci, politikacıları alkışlamaz. Politikacılar konuştuktan sonra onları sadece yandaşları veya yoldaşları alkışlar.
2. Gazeteci, politikacıyı görünce veya bulunduğu mekana gelince ayağa kalkmaz. Politikacı gazetecinin konuğu olarak geldiyse, sadece bu istisna.
3. Gazeteci sadece ilan için reklam için yayın çıkarmaz. Politikacılara belediye başkanlarına ilan için reklam için baskı yapmaz.
4. Gazeteci yurtiçi yurtdışı gezilere katılmak için takla atmaz.
5. Gazeteci ikram edileni yer veya içer, fazlasını talep etmez.
6. Gazeteci haber kaynaklarıyla yüz-göz olmaz, onlara 'abi, abla' vs diye hitap etmez.
7. Gazeteci iftira atmaz, hakaret etmez, yalakalık yapmaz. Eleştirileri evrensel basın ahlak ilkeleri çerçevesinde olur.
8. Gazetecinin cahil kalma hakkı yoktur. Kendini geliştirmek, bilgisini görgüsünü her gün artırmak zorundadır.
NOT: 7 ve 8'den geçtim. İlk 6 maddeye bari dikkat edelim!

Mahfel'de oturma bedeli!

Siyasi kulislerin anasını ağlatan yazar arkadaşım İlhami Yıldız'ın köşesinde bugün çok enteresan bir haber var. (Bilemiyorum belki bana enteresan geldi)
Bursalılar'ın yakından bildiği Mahfel Çay Bahçesi için kiralama ihalesi yapılacakmış.
19 Şubat'taki ihale açık artırma usulü olacak.
Ve buraya dikkat, başlangıç bedeli 50 bin lira!
Aylık 50 bin lira kira (ticari hayatla alakam olmadığı için belki de) bana biraz uçuk geldi.
İhale sürecinde bedelin çok daha yukarılara çıkacağı sanılıyor.
Düşünün!
İşletmeyi aldınız, (atıyorum 100 bin lira) kirayı çıkarmak için neler yaparsınız neler!
Misal benim aklıma ilk etapta 'Oturma saati uygulaması' geldi.
Bilardo oynarken garson saati başlatırdı ya, o hesap.
'Garson hesap lütfen!'
'1 saat 20 dakika oturmuşsunuz, dakikası 50 kuruştan 40 lira beyefendi!'
Normal şartlarda bu haberi yorumlarken 'olası astronomik çay fiyatı' üzerinden espri yapmak lazımdı ve fakat...
Türk halkının bir bardak sıcak çaya vereceği paranın üst sınırı belli:
2, bilemedin 2.5 lira!

'İçmeden oturanları kovun!'

Mahfel konusuna devamla...
Bodrum'da bir 'kafe-bar'da garson olarak çalışan bir tanıdıktan dinlemiştim.
Patron kesin talimat vermiş bunlara.
'Yarım saat oturup sadece bir bira içen müşteriyi, yaka-paça dışarı atın, hesap da almayın!'
Çok adam kovmuşlar böyle mekandan.
Amaç, daha çok harcayacak yağlı müşteriye yer açmak.
Bu tip yerleri işletenlerin düsturu zaten budur:
'Sadece oturacaksan, konsomasyon (Fransızca tüketim demek!) yapmayacaksan, git söğüt gölgesinde otur!'