Adnan BAŞTOPÇU

Adnan BAŞTOPÇU

adnanbastopcu@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Geri dönülmez yola mı girildi?
18 Nisan 2018 Çarşamba, 07:35

Bugün çoğu yazar 'seçim sathı mailine girildi'ğinden söz edecek.
Önce yazılışla ilgili tereddütleri giderelim.
'Sath-ı mail' böyle tireli yazıldığı gibi, 'sathı mail' diye tiresiz de yazılıyor. Türkçesi 'eğik düzlem' veya 'eğimli düzey' demek.
Satıh zaten düzlem, düzey manasında.
Mail de -kökene dikkat- 'meyil' demek, eğimli, eğik gibi bişey. Aslında yürüyorsanız bir tarlada, bir taraf dağsa, diğer taraf ovaysa, eğimli bir düzlemde yol alıyorsunuz demektir.
Bu 'coğrafi' sözcük nasıl oldu da 'siyaset jargonu'na dahil oldu diye soracak olursanız.
Galiba ilk olarak adaşım Adnan Menderes kullanmış bu terimi.
'Seçim sath-ı mailine girdik' demiş ama o kullanışta, 'artık geri dönülmez bir hızla seçime doğru gidiyoruz' manası varmış. Süreçten söz etmiş yani.
MHP lideri Devlet Bahçeli'nin '26 Ağustos'ta seçim yapılsın' şeklindeki dilek ve temennisi, ne oranda 'geri dönülmez bir hız' etkisi ve algısı yaratacak, göreceğiz.
Çünkü iktidar çevreleri, çok yakın zamana kadar, hatta belki bir-iki gün önceye kadar, 'zamanında yapılacak!' deyip duruyorlardı.
Bahçeli'nin, çoğu seçimde pek bir başarısı olmadığı halde, erken seçim yaptırma konusunda epeyce bir mahir olduğunu da rezervde tutalım, bu analizde. Bir yerlerden işaret almadan 'erken seçim' den söz etmeyeceğini söyleyenler de az değil ama.

Ellerini ovuşturanlar!..
Ufukta seçim varsa, ihya olacak sektörler de belli. Buyurun ilk aklımıza gelenlere, şematik:
1. Takım elbise (bilhassa laci) satan mağazalar.
2. Bayrak, flama, pankart imalatçıları.
3. Broşür, el ilanı vs tanıtım materyalleri basan matbaalar.
4. Gazete ve televizyonlar.
5. Promosyon malzemesi satıcıları. (Anahtarlık, rozet, çakmak, kalem, kupa vs)
6. Çay, kahve satanlar. (Tayyip Bey gittiğiniz yere kahve götürün diye talimat verdi.)
7. Siyaset danışmanları.
8. Hemşeri dernekleri.

Bursa'ya büyük değerkatacak proje: Arasta!..
Nüfusu hızla artan kentleri, doğurganlıktan ziyade göçle izah edebiliriz.
Bursa'da bu kentlerin başlıcalarından biri. Büyük kentler İstanbul, Ankara, İzmir, Adana diye sıralanırken Bursa ancak 5'inci sırada yer bulabiliyordu. Adana'yı bir geçtik, pir geçtik.
Çoook uzun zamandır ülkenin 4'üncü büyük kentiyiz.
Balkanlar'dan geldik, Doğu'dan Güneydoğu'dan geldik, Karadeniz'den geldik, hep beraber 3 milyona ulaştık. Küçücük bir ilçemiz vardı adı Nilüfer, o da aldı yürüdü. 400 bini aştı. Kent içi göçe tipik örnek oldu: Yıldırım'dan, Osmangazi'den göç alıyor çünkü.
Fotoğrafa biraz büyük bakınca, bu hızlı kentleşmenin, azınlık psikolojisini kamçıladığını, dolayısıyla büyüyen ve giderek kaotik bir hal alan devasa kentlerde insanların, dayanışma kültürünü özlediğini görüyoruz. Aynı duyguları paylaşan, aynı aidiyete sahip, daha mühimi kendisi gibi yaşayan insanlar hızla bir araya geldiler ve...
'Hemşeri dernekleri' kurdular. 'Pıtrak' gibi de çoğaldı bu dernekler.
Gemlik'te İnegöllüler Derneği gördü bu gözler.
İnsanlara şehir bazında örgütlenme yetmedi, ilçe, hatta köy bazında dernekleştiler. Atomizite kuralı işlemeye başladı, hemşericilik olayında.
Lafı uzattık halen inşaatı süren 'Anadolu Arastası' konusuna bir türlü gelemedik, 'Hemşeri Yerleşkesi'ne başka deyişle.
2019 yılı sonunda bitmesi planlanan Mustafa Bozbey'in 'imza' projelerinden biri olan Anadolu Arastası, Nilüfer'i önemli bir destinasyon, Bursa'yı da iç turizm potansiyeli yüksek şehir yapabilir.