Adnan BAŞTOPÇU

Adnan BAŞTOPÇU

adnanbastopcu@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Gitti eski ortağın oğlu geldi ablanın oğlu...
09 Kasım 2017 Perşembe, 07:58

Bir organizasyonun tepe yönetiminde değişiklik olduğunda, bu değişikliğin alt kadrolara da yansıması doğaldır.
Spor külüplerinde de olur bu, şirketlerde de olur, sendikalarda, derneklerde, özetle her yerde.
Hatta belediyelerde de!
Büyükşehirdeki 'büyük' değişimin de yansımaları 'ufak- tefek' görünmeye başlandı.
Recep Altepe gitti, Alinur Aktaş geldi ya.
Altepe'nin özel kalem müdürlüğüne bağlı çalışanlardan 4 personele yol verildi.
Yol verilenlerden biri de, Recep Altepe'nin eski ortağı Salih Arıkan'ın oğlu Emin Arıkan.
Neyseki özel kalemdeki münhal kadrolar hemencecik dolduruldu.
İşe alınanlardan biri de Mustafa İnci. Mustafa Bey BUSKİ'de çalışıyordu artık Büyükşehir özel kalemde görevli. Kendisi Alinur Aktaş'ın ablasının oğlu.
Şekilde görüldüğü gibi, 'eski ortağın oğlu' çıkarılsa bile, 'ablanın oğlu' ile yer hemen dolduruldu.
Allah muhafaza, ya hısım akraba liyakatsiz olsaydı, makamlar boş kalacaktı!..

Çocuklar kalkın yerinize yatın!

Sivas Cumhuriyet Üniversitesi'nde düzenlenen şu bilimsel sempozyumda...
Konuşmacılar seslerini yükseltilerse, konuşma bittikten sonra kürsüyü, parmak uçlarına yürüyerek sesiz sedasız terk etmedilerse... Katılımcılar konuşmacıları gürültülü biçimde alkışladılarsa...
Çok ama çok büyük ayıp edilmiş demektir. Baksanıza çocuklar, nasıl da melekler gibi uyuyorlar.

30 yıllık gazeteciyim, konferanslarda, seminerlerde, panellerde, sempozyumlarda (şunların birbirinden farkını da artık öğrenmem lazım) uyuyan, uyuklayan, şekerleme yapan (bunlar da farklı galiba!) çok insan gördüm. Ama galiba 'toplu uyuma ameliyesi' denilebilecek bir durumla, ilk kez karşılaşıyorum.
Şu fotoğraf, kürsü sahibi tüm hocalara 'ders' niteliğinde aslında.
Ne anlatırsanız anlatın, mutlaka enteresan anlatmayı başarın hocam!
Araya fıkra mı katarsınız, 'aleknotlar'la, pardon anekdotlarla mı süslersiniz, siz bilirsiniz!
Aksi halde durum bu:
'Oğlum kızım kalkın, yerinize yatın!'

Sahte profiller kötü karakterler

2 milyara yakın kullanıcısı olan Facebook, profilllerin yüzde 13'ünün sahte olduğunu açıklamış.
Bu oran 250 milyondan fazla sahte kullanıcı demek.
Bir insan, böyle bir sosyal medya platformunda, gerçek kimliğini saklamayı niye düşünür?
Bir kötü niyeti olmasa...
Üzerime vazife olmadığı halde, sahte hesap sahiplerinin hangi saikle hareket etiklerini düşünmeye çalıştım ve şu şematik izahatlara ulaştım:
1. Eşini, sevgilisini veya arkadaşının sadakatini test etmek için.
2. Yarattığı sahte profiller marifetiyle kendini beğenmek ve kendine övgü düzmek için.
3. Kendi kimliğiyle söyleyemeyeceği şeyleri, sahte kimliğiyle söylemek için.
4. Sakıncalı içerikler paylaştığında kolluk kuvvetlerinin kendisini derdest etmemesi için.