Adnan BAŞTOPÇU

Adnan BAŞTOPÇU

adnanbastopcu@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Her 100 kişiden 4'ü kan veriyor
07 Şubat 2018 Çarşamba, 07:55

Önce bir durum tespiti yapalım. Türkiye'de kan verme oranı yüzde 4. Yani her 100 kişiden sadece 4 tanesi kan vermiş/ veriyor. Avrupa'da bu oran yüzde 10'larda.
Dün, davetimiz üzerine Kızılay'dan bir ekip geldi ve biz de Sönmez Medya çalışanları olarak kan verdik. Kan verdik, bilgi aldık. Dr. Orhan Emin Latif'ten aldığımız bilgilere göre, yaz ve kış aylarında kan verme sıklığı azalıyor. Oysa kimse ameliyata giren bir hastasıyla ilgilenmesi gerekirken 'kan bulma' derdine düşmemeli. Bunun için de kan talebi ile arzının 'kafa kafaya gitmesi' gerek. Hastaneler ile Kızılay 'online' bağlantılı. Dolayısıyla elde ne kadar kan olup- olmadığını herkes bir bakışta görebiliyor. Bursa civarından gelen hastalar için kan lazım olduğunda, hasta yakınları yabancısı oldukları bir kentte, üstelik bir de kan bulmak zorunda kaldıklarında sıkıntı yaşanıyor. Tüm bu olumsuzlukları giderme aracı, kan verme oranını biraz daha yükseltmek. Örneğin Bursa için yüzde 5 ideal oran. Çünkü kentte yıllık ihtiyaç 100 bin ünite civarında.

Kan vermenin faydaları

1. Kandaki yağ oranı düşer.
2. Kemik iliğinin yağlanması önlenir.
3. Genç hücreler dolaşıma katıldığı için dinç ve canlı olunur.
4. Baş ağrısı, stres, yüksek tansiyon ve yorgunluk gibi rahatsızlıklar giderilir.
5. AIDS, Hepatit B, Hepatit C, sifiliz taramasından geçmiş olursunuz.
6. Ve en mühimi, ihtiyacı olan birine hayati bir yardım yapmış olmanın verdiği iç huzur.

Kim verdi, kim veremedi!

Medyalar enformasyon merkezleri. Burada herkes çok bilmiş! Ve fakat yine de kan verme konusunda hafif bir ayak direme ile karşılaşmadık desek yalan olur.
Misal yazdığı yazılarla karanlıkları aydınlatan, kenti yönetenlerin ufkunu açan, kent sorunları uzmanı ödüllü gazeteci arkadaşım Namık Göz'ü, kan verilen servise ancak kulağından tutarak götürebildik. Neyse ki, 100 civarında çalışanı olan Sönmez Medya'da genel müdürümüz Burak Özgün'den, çaycı arkadaşımız Halit Kaplan'a, herkes kan vermek için kuyruğa girmişti. Tam 25 arkadaşım kan verdi.
Kimi cesur yürekli arkadaşlarımız da çok istedikleri halde kan veremediler. Spor servisinden arkadaşım İrem Özyılmaz geçen sene kan verdikten sonra bayıldığı için, Magazin servisinden muhabir Özge Tezcan 'anemi' olduğu için, sayfa sekreteri arkadaşım Zülal Sezgin ise 45 kilonun üzerinde olmadığı için kan veremediler.
İrem, Zülal ve Özge kan veremediler ama benden kocaman bir aferin aldılar.

Kan ürünleri fabrikası

Türkiye'de kimse kan arama paniği yaşamasın isteniyorsa yılda 3 milyon ünite kan verilmesi gerekiyor. Yakında kurulacak 'Kan Ürünleri Fabrikası' için bu sayının tutturulması şart.
Çünkü 'kan ürünleri' uluslararası ticarete konu olan hayati bir meta aslında!
Türkiye yeteri kadar kan ürünü bulamadığı için ihtiyacını yurtdışından karşılıyor ve bunun memleket ekonomisine zararı yaklaşık 500 milyon dolar.

Nerede verebilirsiniz?

Kan vermeyi pek methettin. Bizim de canımız çekti. Ne yapalım nerede verelim diyorsanız, bu ekibi işyerinize davet edebilirsiniz. 60 kişinin kan vereceğini garanti edebilirseniz, ekip işyerinize, fabrikanıza, okulunuza gelebilir. Tek başıma gidip kan vereyim diyenler de haftanın 7 günü Kent Meydanı'nda konuşlanmış olan seyyar Kızılay birimine veya Heykel'deki Kızılay merkezine başvurabilir.

Bir kan, üç can!..

Kızılay'ın 'bağışlanan her kan, kurtarılan üç can' şeklinde bir sloganı var. Çünkü vatandaştan alınan bir ünite kan, ihtiyaç sahibine olduğu gibi verilmiyor. Yapılan işlemlerle seyreltiliyor ve 3 hastaya birden faydalı olacak hale getiriliyor. Dolayısıyla 'kan ver hayat kurtar' sloganını şöyle revize edelim: '1 kan 3 can!'