Adnan BAŞTOPÇU

Adnan BAŞTOPÇU

adnanbastopcu@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Her şey tekrar!
13 Ağustos 2019 Salı, 09:44

Eş, dost, hısım akrabaya göre bizim mesleğin icrasında herhangi bir sorun yok.
Çünkü memlekette konu çok.
Otur klavye başına seç seç yaz, yaz yaz seç!
Misal içinde bulunduğumuz şu Kurban Bayramı!


Her sene nasıl her şey bu kadar çok tekrar ediyor, anlamak mümkün değil.
Buyurun her bayramda şu haberlerden yapılıyor gazeteler, ana haber bültenleri.
1. Trafikte acı bilanço! Yollar kan gölü. Başlıklar da klişe oldu artık neredeyse, trafiğe kurban olduk vs vs.
2. Kaçan danalar, inekler, koçlar koyunlar! Şu işte bir türlü organize olamadık iyi mi? Olduk olmasına da, yeterince değil. Artık gülmüyoruz bile, sahibinin elinden kaçıp trafiği altüst eden danaya! Trafikte dana görmeye alışığız zaten, sivilde de!!
3. Şu acemi kasaplar konusuna ne buyurulur! Hayvan keseceğim diye ortaya atlayıp kendini kesen acemi kasap sayısı ilk gün itibariyle birkaç binle ifade ediliyordu.
Çok mu mühim bir şeyler söyledim. Hayır. Bu üçü zaten bizim gazetede alt alta yayınlanmış 3 haberdi. Seneye Kurban Bayramı'nda bu üç haberin üçünün de tekrar edeceğini şimdiden biliyoruz...

YİNE DİYANET!

Yukarıdaki yazıda dedik ya. Memlekette her şey tekrar diye. Buyurun şu Diyanet fetvalarına!
Diyanet İşleri Başkanlığı epeyce su kaldıracak bir fetva daha vermiş.
'Müziğin dindeki yeri nedir? Hangi müzik çeşidi helaldir' sorusuna verilen yanıtta 'Cinsel arzuyu körüklememek şartıyla' müziğe izin verilmiş.
Bunun bir tık ötesinin 'müzik haramdır!' olacağını hepimiz biliyoruz. Böyle sorulara bizi ilgilendirmez diyerek hukuki manada takipsizlik vermeyip ille de cevap yetiştiren Diyanet vakti zamanında 'babanın öz kızına duyduğı şehvet haram değildir' demişliği bile var.
Hiç girmese bu konulara, eleştiri de almayacak. Müzikle ilgili cevap niye veriyorsun muhterem! Verme, bu konulara girme! Üzerine vazife mi senin.
Geçen gün 'alkol de satan yerden kurban almayın' dedi. O gün bugündür millet aldığın maaşı alkolden sigaradan alınan vergiden alıyorsun yollu neşriyat yapıyor sosyal medyada.
Neyse dönersek yeniden konumuza:
Şimdi yapılacak iş hangi müzikte cinsel arzular körüklenir, hangisinde körüklenmez ona bakmak!

BAZI ÖRNEKLERLE AÇIKLAYALIM

Hangi müziğin cinsel arzuyu körüklediğine kim karar verecek! Ayrıca körükleme ne ya! Çok ayıp!
Misal Sezen Aksu'nun şu sözleri:
'Bir yanımız her duruma müsait, ne kadar uyarsa, o kadar ister'
Burada misal rüşvet alan bir memur eleştirisi mi yapılmaktadır, yoksa sevgiye aç bir insanoğlundan mı söz edilmektedir?
Bu işler adamına göre değişmez mi?
Misal 'Kara tren gecikir belki hiç gelmez' sözleri kimine göre 'full erotik!' değil mi?
Veya şu Kastamonu türküsü:
'Aşağıdan gelir Türkmen koyunu, yarime benzettim servi boyunu'
Bu sözleri bir kurul incelese, bence aralarında asla anlaşamazlar.
Aşağıdan gelenin 'barbie' gibi bir koyun olması, bence yeterince körükleyici!
Ama hayır Diyanet de o kadar haksız sayılmaz. Rahmetli Kayahan'ın 'Sarı şekerim kalbine girerim seni mahvederim, sarı şekerim hadi bize gidelim (yuh artık), bana şekerini ver' sözleri çok masum gibi durmuyor. Veya rahmetli Barış Manço 'Lambaya püf de' deyip bıraksa, bir derece, (belki de yatıp uyuyacaklar) akabinde gelen sözlere dikiz: 'Perdeyi ört kız!'
Kabak gibi körükleyici sözler.
Ama bu işler bizim kadim kültürümüzde var: 'Dam üstünde un eler...'
Bu şarkının devamını bilenler bilmeyenlere söylesin bir zahmet...