Adnan BAŞTOPÇU

Adnan BAŞTOPÇU

adnanbastopcu@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Herkesin ATM'si kendine!..
07 Haziran 2017 Çarşamba, 07:50

Hangi bankanın kartını taşırsan taşı, işlemini tüm ortak nokta ATM'lerden yapbiliyorsun ya.
Emekli maaşımı çekmek için gittim, Vakıfbank kartını Halk Bankası'nın ATM'sine soktum. Çekeceğim para miktarını yazdım.
Giriş tuşuna bastım. Pat, ekranda bir yazı:
'Bu işlem için 17.85 TL ücret ödeyeceksiniz...'
Panik halinde, ani bir hareketle, 'iptal'e bastım haliyle.
Tam kartı alıp gideceğim, 'Bakiyenizi görmek ister misiniz?' sorusu çıktı karşıma.
Dedim parayı çekemedim bari bakayım maaş yatmış mı, yatmamış mı?
'Evet' dedim, demez olaydım, 'Bu işlem için 1.05 TL ücret ödeyeceksiniz!' ibaresi belirdi ekranda.
Bakiyeyi de göremedim haliyle. (Maaş yatmamışsa, bakiye olsa olsa 2-3 lira!)



Canım sıkıldıkça ATM'leri kolluyorum sanılmasın lütfen.
Maaşın yattığına emin olduğum yakın bir tarihte ve sakinleşmiş halde aynı ATM'ye yine gittim.
Bu kez sadece 100 TL çekmek istediğimi beyan ettim.
100 TL için benden bu kez de 5.00 TL istedi sevgili ATM!..
100 lira için 5 lira.
Başka deyişle yüzde 5!
Bence büyük oran.
Hem de benim paramı bana vermek için..
Sizce de biraz yüksek değil mi?

Vakti zamanında bir belgesel izlemiştim. Tam da bu konuyu anlatan.
Bankalar, istasyon, havaalanı, terminal gibi yerlerde 'yaya dolaşım güzergahları'nı saptayıp ATM'lerini en 'optimal' noktaya konuşlandırmaya çalışıyorlardı.
Böylece başka banka mudilerini de ağlarına düşürüp, yapılan işlemlerden 'kâr' kapmaya çalışıyorlardı.
İşlemler için istenen bedellere bakılırsa, bizim bankalar için, (kentlerin uygun noktalarında mevki yerler bulabilirlerse tabii) buyur sana kutu gibi bir faaliyet dışı gelir kalemi daha.
Tüm global krizlerin bizim bankacılık sistemine sinek vızıltısı gibi gelmesinin sebebi hikmeti, biraz da yukarıdaki hikayede gizli.

Acayipleşti havalar...

'Meteoroloji 33 kenti sağanak yağmur nedeniyle uyardı' haberinde, 33 ili taradım, içlerinde 'Bursa' var mı diye. Yoktu.
Çünkü bugün yağmur yok Bursa'da. Yarın var, cuma günü var, bir de cumartesi.
Yaz'a sorsan geldiğini iddia eder. Bu nasıl 'yaz'sa!
Nazım Hikmet'in 1958 yılında Varşova'da yazdığı 'Stronsium 90' isimli, ama ahalinin daha ziyade 'acayipleşti havalar' mısrasından bildiği şiir gibi.


Neredeyse 20-30 yıldır dikkat ediyorum, ilkbahar ve sonbahar tedavülden kalktı.
Yazdan kışa, kıştan yaza direkt geçiliyor artık.

Vivaldi'ye alıştıra alıştıra söyleyin, 4 mevsim yalan oldu yani.
Kış da kış gibi değil ne zamandır, yaz da yaz gibi.
Acayipleşme de neredeyse normalleşti, olağanlaştı.
Geçen günkü sağanak örneğin. Çok kişi gördüm, 'Ben böyle yağış görmedim!' diyen.
Öyle bir yağış ki, metro istasyonlarında, 'bat-çık'larda falan durum, 'Babam çıksa yerim!' hali pür melali.