Herkesin enflasyon 'sepet'i kendine... - Adnan BAŞTOPÇU - Bursa Hakimiyet
Adnan BAŞTOPÇU

Adnan BAŞTOPÇU

adnanbastopcu@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Herkesin enflasyon 'sepet'i kendine...
06 Şubat 2018 Salı, 07:58

Enflasyon hesabı, 750-800 mal ve hizmetin fiyatlarının artış ve azalışlarına bakılarak yapılıyor. Bu bir sepet.
Sepette, piyasada herhangi bir fiyatı bile olmayan misal 'gaz ocağı iğnesi' gibi yarı mamuller bile vardı eskiden.
Doğru bir hesaplama yapılmak isteniyorsa, ahalinin değişen 'tüketim alışkanlıkları' mutlaka, hem de tam zamanında sepete yansımalı aslında.
Aksi halde, fiyatlar 'uzay'a çıkarken, sırf sepet marifetiyle 'yerinde sayıyormuş' gibi gösterilebilir.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) sepeti yenilemiş. Erkek kabanı(anorak), kadın çizmesi, fotoğraf baskı ücreti ve nevresimlik kumaş sepetten çıkarılmış. Erkek montu (anorak), pike takımı ve soğuk çay listeye eklenmiş.
Fiyatı sık sık alınanlar var takdir edersiniz ki ayda bir kere alınan var.
Tabii ki sepette asıl ağırlık gıda, konut, ulaşım vs gibi hayati harcamalarda ama...
İnsan yine de listede resim çektirme ücreti, evcil hayvan aşı yaptırma ücreti, kilit (dış kapı), köprü geçiş ücreti gibi, kimi artık tedavülden kalkmış, kimi de herkesi yansıtmayan kalemleri görünce tuhaf oluyor. Şunlara herhangi bir itirazım yok misal: Pantolon paçası katlama ücreti, fermuar değiştirme ücreti. İkisi de çok mantıklı kalemler. Futbol maçı kombine ücreti ile halı saha kiralama ücreti (akşam) de öyle.
Hüsniye Teyze doğal olarak çayı sıcak içtiği için, hayatında halı sahaya çıkıp top peşinde koşmadığı için, ve de en mühimi hanehalkının pantolon paçalarını evde bizzat kendisi katladığı için, listeye yüksek sesle itiraz edecek kişilerin başında geliyor!
Aslında herkes günlük hayatta kullandığı, para harcadığı mal ve hizmetlere bakıp, sepetle karşılaştırıp 'açıklanan enflasyon rakamları gerçeği yansıtmıyor!' eleştirisi yapabilir.
Bana kalırsa hiç kafa yormamak lazım TÜİK'in hesabına.
Sonsuz sayıda mal ve hizmet varken, herkesin tüketimi 'parmak izi gibi' kendine özgüyken, ortalığa atlayıp fiyatlar şu kadar arttı ve/veya bu kadar azaldı demek, ne kadar gerçek!
(Memlekete kutu gibi bir parametre lazım.)
Herkes kendi enflasyon hesabını kendisi yapabilir. Yapıyor da zaten.
Adam alıyor eline beyaz bir kağıt. En üste maaşı yazıyor.
Alta da harcamaları sıralıyor. Bir bakıyor ki, geçen ay sadece 100 lira artmıştı maaştan, bu ay o bile yok. Ekstra bir harcaması olmadığı halde, maaşı günden güne yetmez hale gelen adamı, enflasyonun artmadığına ikna edebilir misiniz acaba?

En güzel hafta sonu!

Cuma günü BJK 1 point, cumartesi FB 1 point, pazar günü BŞ 1 point, GS zero!
Ne etti, 4 İstanbul takımı 3 point.
Şampiyonluk mücadelesi veren takımların taraflarlarının 'saç baş yolduğu' bir hafta oldu.
Anadolu'nun yüzü gülüyor...
Hep böyle devam etse var ya, bu lig 't' ile söylemiyorum, 'd' ile söylüyorum:
'Dadından yenmez!'

60 puanlık soru!

Sabah işe biraz geç kaldım. Sevgili Namık Göz önümü kesti medyanın girişinde, 'Nerede kaldın?' diye. El cevap: Lastik patladı! (Aramızda kalsın, arabam yok!)
Hasılı bu cevap bir fıkraya göndermeydi. Fıkra şöyle:
4 üniversite öğrencisi matematik sınavına uyanamadıkları için geç kalırlar. Okula gidince hocaya arabalarının lastiğinin patladığını söyleyler. Hoca inanmaz ama yalvarmalarına dayanamayarak onları 3 gün sonra sınava alacağını söyler. Sınav günü 4 öğrenciyi boş bir salonun 4 ayrı köşesine oturtur. 100 üzerinden 50 alanın geçtiği sınavda sorular ve ağırlıkları şöyledir:
4 tane basit matematik sorusu, her biri 10'ar puan. Ve 60 puanlık tek soru, 'Hangi lastik patladı?'
NOT: Gazetecilik mesleğinde işe erken gelmek değil, geç çıkmak makbul. 'Yeteneksizler işe erken gelir!' şeklinde bir anlayış bile vardır, benim katılmadığım!