Adnan BAŞTOPÇU

Adnan BAŞTOPÇU

adnanbastopcu@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
'İki Efendinin Uşağı'nda karakterler çok terler!..
18 Ekim 2017 Çarşamba, 07:13

'İki Efendinin Uşağı' oyununu izlemek için 'iki kızımın babası' olarak Nazım Hikmet Kültürevi'nde ikinci sıradaki koltuğuma, beraberimdeki heyetle, yani '2 kız 1 baba' şeklinde kurulurken, ne yalan söyleyeyim, '2 +1' saatin bu kadar 'eğlenceli' geçeceğine ilişkin hiçbir öngörüm yoktu.

Ama kızlarım ve babaları, karnaval havası ve tadında 3 saat geçirdi.
Emeği geçenlere, tabii başta Nilüfer Kent Tiyatrosu oyuncularına teşekkürü borç biliriz.
Oyun yazarı bu metni yaklaşık 250 küsur yıl önce kaleme almış.
En net, yani kemiksiz olarak anladığım şu oldu: Olay 'dönemin İtalya'sında geçiyor.
O yılların İtalya'sında pazaryerlerinde meydanlarda falan maskeli oyuncuların icra ettikleri bu türe 'Commedia dell'Arte' deniyormuş. Yazar İtalyan Halk Tiyatrosu şemsiyesi altındaki bu anlayışı biraz eğip bükmüş hatta bir miktar karşı bile durmuş ama, aynı zamanda bu türü geliştirmiş bir ağabeyimiz: Adı, Carlo Goldini.
Metni alıp olayı daha bir karnaval havasına sokan, 'bağzı' yerlerine yadırganmayacak ölçüde 'Geleneksel Türk Tiyatrosu'nun tipleri Kavuklu ile Pişakar'ı, Hacıvat ile Karagöz'ü, hatta Karadenizli Temel'i ekleyen, bunu yaparken de o korkunç trafiği pek güzel idare eden yönetmen paşamızın adı da, Levent Suner.

Sahnede atletizm!

Sahne bazen bir jonglörün maharet sergilediği bir sirk alanı, genellikle dans pisti, ama ekseriyetle terin son damlasına kadar akıtıldığı bir spor salonu gibiydi.

İstense kostüm, dekor ve makyaj dalında da her yere aday olabilecek oyunumuzda, asıl başrol, varsa eğer böyle bir kategori 'atletizm'e verilmeli. Sahnede enerji çok yüksekti, çok iyi antrenman yapılmıştı, -kılıç ve tabak sahneleri yeniden görülmeye değer hasılı 3 saatlik 'aksiyon'un nasıl geçtiği anlaşılmadı.
Bu uzun sürede zerre sıkılmamamız, oyuncular kadar yönetmenin de mahareti olsa gerek.
250-300 yıl önce de, para karşısında eğilip bükülen tipler, kibir, yaldızları dökülmeye amade şişirilmiş asaletler, entrika, parasızlığın gözü kör olsun bir fukaralık, hasılı ne ararsan vardı, oyunun metninde.

Zaman ve mekanda ufuk turu ve saygı duruşu

Yönetmenin cinliği marifetiyle, kâh 'zil şal ve gül'ler diyarı İspanya'ya gittik flamenko izlemeye, kâh yarı kadın yarı adam şovu -Müthiş Dadı'da mı vardı bu sahne?- izledik, kâh Evita müzikaline selam çaktık, saygı duruşu yaptık, konuk olduk.

Sahnede 'karnaval havası' yaratmak idiyse gaye, dönemin ruhunu da ihmal etmeden, pek güzel becerilmişti bence.
Alın terinize sağlık Beatrice, Cralice, Dottore ve Pantolone.
Ve dahi Truffaldino (2), Silvio, Federigo ve Florindo!
Hatta Brighella ve de Smeraldina.
(Karak'ter'leri kafiyeli olsun diye son harflerine göre gruplandırdığımı, okurken kim anladı!)