Adnan BAŞTOPÇU

Adnan BAŞTOPÇU

adnanbastopcu@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
İyilik bulaşıcıdır!
29 Nisan 2018 Pazar, 07:32

Başlığa bakıp siyasi yazı yazdığımı sanmayın! Yeni bir partiye slogan bulduğumu falan hele, asla.
Harbi bir iyilik hikayesi anlatacağım size:
Abla, arabayı yeni almış, binmeye kıyamıyor, o derece. Bir gün gözü gibi baktığı arabasının başına geldiğinde bir de ne görsün!
Vurmuşlar arabaya. Doğrusu, biri hafif çarpıp gitmiş. Abla dertli tabii. Arabanın karizmasının çizildiğine mi yansın, yoksa durduk yerde çıkan masrafa mı?
Derken olmayacak şey olmuş, adamın biri gelmiş bulmuş ablayı. 'Ben' demiş adam, 'acelem vardı gitmek zorundaydım ama, sonra araştırdım ettim, sizi buldum. Arabanıza çarpan benim! Ve, bütün masrafı üstlenmeye de hazırım!'
Nasıl hikaye! İnsanlık ölmemiş dedirten cinsten değil mi?
Abla'nın gözler dolmuş, biraz hüzünden, daha ziyade sevinçten!
Bir vade sonra...
Aynı abla bir mağazanın otoparkında, bu kez kendisi arabanın birini çizmiş, park ederken.
Hemen girmiş mağazaya, durumu anlatmış, çarptığı aracın plakasının anons edilmesini istemiş.
Görevli anonsu yapmış:
'Filanca plakalı aracın sahibi lütfen danışmaya!'
10-15 dakika beklendiği halde, ne gelen olmuş ne giden.
Sonradan anlaşılmış ki, adam anonsu duyar duymaz, (hatalı park ettiğini düşünerek) koşa koşa aracına gitmiş ve olay yerini terk etmiş.

İtimat simitçisi!

Eskiden esnaf vatandaşa, vatandaş esnafa güvenirdi. Esnaf cumaya gittiğinde dükkanının kapısını kapatma gereği duymazdı, vatandaş da esnaf yoksa, dükkana yan gözle bile bakmazdı.
Ahi geleneği vardı daha eskilerde. Esnaf kendisine alışverişe gelen müşteriyi 'o daha siftah yapmadı!' diye yan dükkana yönlendirirdi.
Prof. Dr. Halil Berktay'a göre dünya tarihi, uygarlarla barbarların mücadelesinden ibaret.
Çok büyük sosyolojiye, kentleşme analizlerine, büyük göçlerle kültürlerin erozyona uğradığı muhabbetlerine falan gerek yok.
İnsanlar, ne zamandır, birbirlerine 'güven'meyi unuttular.
Sevgi, saygı, dayanışma, güven gibi sözcükler, romantik metinlerde, herkesin sevgi böceği olduğu Yeşilçam filmlerinde kaldı.
Mı acaba dedirten şu fotoğrafa ne demeli peki?
Burası bizim mahalle. Bu da bizim mahallenin simitçisi Mehmet Usta'nın simit arabası.
Mehmet Usta durmuyor arabanın başında.
Cama simidin fiyatını yazmış, arabanın içine de kavanozdan kumbara koymuş.
Vatandaş geliyor alıyor simidini, atıyor kumbaraya ücretini, gidiyor.
Biri gelir, kumbarayı toptan götürür diye korkudan adresi tam veremeyeceğim, kusura bakmayın!
Mehmet Usta mahalleliye güveniyor ama, ben bir çürük yumurtanın çıkıp koca mahallede tesis edilen kocaman bir güven ikliminin sakatlanmasından endişeliyim!
Biri simit alıp parasını kumbaraya atmadığında, biri o bozuk para dolu kavanoza yan baktığında, yıkılabilir iskambil kağıtlarından yaptığımız kale gibi güven imparatorluğumuz!..