Adnan BAŞTOPÇU

Adnan BAŞTOPÇU

adnanbastopcu@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
'Kabine-Toto' oynanmıyor artık...
24 Mayıs 2017 Çarşamba, 06:52

Eski tip gazetecilikte kabinenin ezbere bilinmesi olmazsa olmazdı.
Bir gazeteci misal tarım ve köyişleri bakanının adını bilemezse ayıplanırdı.
Ortalığa azot serpmeden önce kendime laf sokayım:
Ne zamandır belli başlıcaları dışında kim neyin bakanı, vallahi bihaberim.
Meslektaşlarımın çoğunun da benim durumumda olduğundan eminim.
Ama dediğim gibi, kabine mühimdi eskiden.
Açıklandığında değil, açıklanmadan önce de mühimdi.
Anlı şanlı gazeteci ağabeylerin 'Kabine- Toto' oynamaları âdettendi. 'Filanca gazeteci 4 fireyle kabineyi doğru tahmin etti' diye apolet takılırdı öngörüsü güçlü, kulağı kesik, kaynağı sağlam bu abilere.
Şimdi bakıyorum da.. Yakında kabine açıklanacak.
Kimsede tahmin yapacak ne mecal var, ne heves...
AKP'ye yakınlığıyla bilinen Hürriyet yazarı Abdülkadir Selvi'nin yeni kabine ile ilgili uzun ama içinde 'ilaç için bir tane bile ismin olmadığı' yazısının sonu misal, aynen şöyle:
'... Hükümette 7-8 bakanın değişeceği söyleniyor. İsimler dolaşmıyor değil. Ama Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kafasındaki kabine listesini kimse bilmiyor. Erdoğan kabine değişikliğinde elini öncekilere göre daha sıkı tutuyor. Bu demektir ki önemli değişiklikler var...'
Madem 7-8... Madem önemli değişiklik..
En azından bir-iki isim vereydin iyiydi, Sayın Selvi!..

Ezber bozan Çin haberi...

Çin Komünist Partisi'nin gençlik kolu bekarların yaşları geçmeden evlenebilmelerini sağlamak için medya marifetiyle evliliğin ve aile kurumunun olumlu yönlerinin anlatılacağı 'rehberlik ve çöpçatanlık hizmeti' verileceğini duyurmuş.
'Bursahakimiyet.com. tr'de okuduğum habere göre Komünist Parti, evlenme potansiyeli olan gençleri parklarda ve statyumlarda buluşturarak kitlesel tanışma randevuları düzenliyormuş. Bu tanışma toplantılarında bekarlardan damat ve gelinmiş gibi davranmaları isteniyormuş.
Haberin en tuhaf tarafı, Parti'nin evliliği özendiren bu çağrısına olumlu yaklaşan şirket, kurum ve kuruluşlar sözkonusu tanışma toplantılarında, katılımı yüksek tutmak için 'yoklama' bile alıyorlarmış.
Sizi bilmem bu haber benim Çin'le ilgili tüm ezberlerimi bozdu.
1. Hani komünistler evlilik gibi, aile gibi olguları önemsemezdi.
2. Hani Çin dünyanın en kalabalık nüfusuna sahip ülkesi olması nedeniyle, içinde çocuk yapma gibi bir aktiviteyi de barındıran evlilik kurumuna pek de sıcak bakmazdı.
3. Hani 'evlilik çok iyi bir müessese ama kim bir müessesede yaşamak ister' şeklinde kutu gibi bir Çin atasözü vardı.
Öyle veya böyle benim kuşağım bu habere acayip şaşırmış olmalı.
Çünkü biz gayet net anımsıyoruz, 70'li yıllarda dönemin Çin lideri Mao, ABD Dışişleri Bakanı Kissenger'i 'Kafamı bozma gönderirim 10 milyon Çinli doğurgan kadını ABD'ye, nüfus artışının önünü alamaz, batarsınız!' yollu tehdit bile etmişti. 'Doğurgan Çinli kadın ihracı' diye diye epeyce bir köpürtülen bu mavra, diplomatik metinlere de girmişti.
Hasılı, şaşırmakta haklıyız.
Çin'de mevcut bekar sayısı 200 milyon civarındaymış. 200 milyon bekarın, dünyanın en kalabalık ülkeleri sıralamasına yukarılardan gireceği de bir vaka, öte yandan...

Bi hazmedemediler gitti...

Aynı takımdan 4 futbolcuyu birden transfer ederken eli ve vicdanı hiç titremeyen de o.
Sırf kendi oyuncularının kafasını karıştırdığı iddiasıyla tribünde başkan tokatlamaktan çekinmeyen de o.
O'nun kim olduğunu anladınız sanırım: Aziz Yıldırım.
Son tahlilde Bursaspor'un şampiyonluğunu 'Fetö- metö muhabbetleri' ile ilişkilendirmiş vs vs..
Allah sizi inandırsın hiç kızmadım bu habere, hiç sinirlenmedim.
Tersine, Kadıköy'de 2-0'dan 3-2'ye getirdiğimiz maçı anımsadım, keyiflendim.
Ve bir kere daha anladım ki, 2010 şampiyonluğu, şampiyonluktan öte bişeymiş.
2010'dan sonra kaç takım daha şampiyon oldu, sadece futbol sektöründe konuşulacak- tartışılacak bir yığın, hatta binlerce konu ve mevzu çıktı ama...
Aziz Yıldırım gibilerde devam ediyor, Bursaspor'un şampiyon olmasının yarattığı ağır hasar ve travma...