Adnan BAŞTOPÇU

Adnan BAŞTOPÇU

adnanbastopcu@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Kahrolası iki'100'lülüğümüz!
12 Ekim 2017 Perşembe, 08:07

Türkiye A Milli Takımı Eskişehir'de İzlanda'dan 3 yemese, tersine 1 tane atsa...
Yani umudunu son maça, Finlandiya maçına taşısa.
Acaba diyorum Ampute Milli Takımı'nın İngiltere'yi yendiği maça kafayı çevirip bakan olur muydu?
Düne kadar Ampute Milli Takımı'nı takip eden mi vardı?
Başka deyişle, 'ampute'nin ne olduğunu bilen kaç kişi vardı acaba aramızda?
Olayın açılımı aslında, asıl milli takıma kızma, oyundan çıkarken sırıtan futbolcuya küsme, hatta milyonluk ülkenin milyonluk ayaklarının binlik ülkenin binlik ayaklarına yenilmesinin yarattığı hayal kırıklığının yarattığı nefret değil miydi?
Öte yandan, medya sektörünün içindeyim ama şu 'anti-medya' soruyu da dile getirmekten alamıyorum kendimi:
'Bakalım, ampute futbola bundan sonra kim ne kadar yer verecek, sayfalarında ve de ekranlarında!?'
Ve o olağanüstü başarı sonrasında olayın nasıl kısa sürede milli heyecanlardan ve milli hislerden, 'tamamen duygusal meselelere' evrildiğini de anlamış değilim.
(Kupa havaya kalktığından bu yana 'para' konuşuyoruz farkındaysanız.)

Hangisine inanalım...

Geçen gün, hem de 'Prof. Dr' şeklinde titri olan biri, 'Sevişirken soyunmayın!' şeklinde 'bilimsel' bir inci yumurtlamış.
Ben yeni gördüm, 'şu lafı biraz köpürtsem bize ekmek çıkar mı!' diye dertlenirken, bu kez de ayağıma 'Adaşım Hoca' takıldı. 'Kadınlar rahatça dekolte giysin, makyaj yapsın, hayat enerjilerini yok etmek isteyenleri hiç ciddiye almasınlar, özgür yaşasınlar' buyurmuş.
Biri sokakta dekolteyi savunuyor, diğeri (muhtemelen yatak odası) mahrem yerde giyinik durmayı!
Biri Prof, diğeri TV bişeysi!
Bizim gibi değiller yani, fani!
Dolayısıyla, hangisine inanalım diye geriliyoruz. O değil, kafamın tası atacak ikisini de ciddiye almayacağım, o olacak.

Şunları bir 'dove'sim geldi!

Bu nasıl bir kafadır abi. Nasıl bir ayrımcılıktır.
Dilim varmıyor söylemeye ama nasıl bir ırkçılıktır!
Denir ki, 'reklamın lisanı yoktur!'
Yani dünyanın neresinde olursanız olun, reklam hangi dilde yazılırsa yazılsın veya yayınlanırsa yayınlansın, mutlaka anlaşılır.
Neyin reklam edildiğini yabancı bir ülkede olsanız bile anlarsınız manasında, o dile hakim olmasanız bile.

Ee ne anlayacağız şimdi bu reklamdan!
Bu ürünü kullanın, renginiz beyazlasından başka?
Çok kocaman bir ayıp ve çok kocaman bir utanç bu.
Şiddetin her türlüsüne karşıyım ama, sizden saklamayacağım, şu reklamı yapanları evire- çevire bir 'dove'sim geldiğini itiraf ediyorum.