Adnan BAŞTOPÇU

Adnan BAŞTOPÇU

adnanbastopcu@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Karadeniz'de 'heyecan' var!
07 Ağustos 2018 Salı, 08:32

Rahmetli annem fındık topladığı bahçeden kafasını kaldırıp, bir yamaca kurulu muhteşem konağa bakıp 'Allahım keşke oraya gelin olsam!' dermiş. Roman değil, dizi değil, film değil, annem gerçekten de hem de 14 yaşında o eve gelin olmuş. O ev, 2 katlı bugün benzerleri korumaya alınan tipik Karadeniz evi.
O evleri bırakıp çok katlı tuhaf ve çirkin yapılaşmaya başladı izleyen yıllarda Karadeniz halkı ve...
90 yılda tamı tamamına 635 vatandaş sel ve heyelan nedeniyle, yaşamını yitirdi. 20 kişi de sele kapılıp kayboldu.
Annemlerin köyünden babamların köyüne giderken bir tabela görmüştüm, yol kenarında:
'Heyelan var' yazıyordu. Şakacı bir hemşehrim üşenmemiş uğraşmış etmiş, 'l' harfini 'c'ye çevirmiş. 'Heyecan var!' haline getirmiş.
Metrekareye en fazla yağış alan il Rize. Her yağışta bir arıza çıkacağı, yani 'heyecan' yaşanacağı aşikar. Rize Valisi Erdoğan Bektaş (Ki kendisini İnegöl kaymakamı, ardından Kastamonu ve Manisa valiliğinden tanırız. Kastamonu'da oturup yemek yemişliğimiz vardır ve aslen Rizelidir) her selin ve heyelanın neden felakete yol açtığını hakikaten dobra dobra anlatmış:
'Vatandaşın araziye kontrolsüz ve bilinçsiz müdahalesi heyelanların tetiklenmesine neden oluyor.'
Valinin 'araziyle fazla oynamaya başladık!' lafını ete kemiğe büründüren gözle görülür bir olgu.
Doğu Karadeniz, yeşil örtüsü nedeniyle belki de dünyanın en güzel coğrafyası. Ama bu coğrafyadaki bilinçsiz ve estetikten nasibini almamış çirkin yapılaşma, her boşluğun gelir getirsin hesabı çay tarımı yapılsın diye 'çay bahçesi'ne çevrilmesi vs de dünyanın en büyük ayıbı, kabahati.
Karayoluyla Batum'a gidenler ne demek istediğimi çıplak gözle görebilirler.
Aynı coğrafyanın insan faktörü eliyle nasıl iki ayrı fotoğraf ortaya çıkardığı kabak gibi ortada.
Sözün özü, geçen hafta sonu yaşananlar can kaybına neden olmadıysa, sadece şansla açıklanabilir bu durum. Genelde insanın, özelde Karadeniz insanının doğal su yollarını hoyratça katletmesinin acısı, ilerleyen yıllarda çıkmaya devam edecek maalesef.

LİBRİ LİBERİ!...

Başlıktaki sözler 'Ücretsiz kitaplar' demek. Bu yaz az parayla tüm Avrupa nasıl tavaf edilir dersi veren öğretmen arkadaşım Nurgül Çetinkaya, bu 'sokak kütüphanesi'ne İtalya'nın Pisa kentinde rastlamış. Okuyor gibi yaptığı kitabı anlamadığını hepimiz biliyoruz.
Nurgül Hoca bu pozuyla, 'Bizde niye yok böylesi bir aydınlanma!' demeye getirmiş kibarca.
Mesajı aldık hocam!
Da, bizde sokak heykellerine bile saldıran vandallar, böylesi bir kütüphaneye kaç dakika tahammül ederler, o da ayrı konu...