Adnan BAŞTOPÇU

Adnan BAŞTOPÇU

adnanbastopcu@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Kim demiş ülkede muhalefet yok diye
16 Aralık 2018 Pazar, 08:23

36 yıl iktidarda kalan İsveç sosyal demokratlarının o günkü liderine, vakti zamanında sormuşlar. 'Bu işin sırrı ne?' diye. Adam cevap vermiş:
'Sağcı partilerin sağlıklı ve makul tüm önerilerini uyguladık. Böylece İsveç halkı sağ partiye ihtiyaç duymadı.'
AK Parti de sanki o taktiği uyguluyor.
1. Dönemin Genç Parti lideri Cem Uzan, 'okula başlayan her öğrenci sırasının üzerinde kitapları bedava bulacak' vaadinde bulunmuştu. AK Parti uyguladı.
2. CHP geçen seçimlerde, 'emekliye iki dini bayramda ikramiye vereceğiz' demişti. AK Parti uyguladı.
3. Başta CHP olmak üzere muhalefet partileri geçen seçimlerde asgari ücret konusunda hep yukarıdan vaatlerde bulundular. Böylece asgari ücret 2015'te 1000 TL, 2016'da 1300 TL, 2017'de 1404 TL ve 2018'de de 1603 TL olarak belirlendi.
Ve son bomba. Ya da 'gol' diyelim buna.
CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, çıktı dedi ki geçenlerde, '1 Ocak'tan itibaren CHP'li belediyelerde 2200 Tl olacak!' dedi.
Buyurun size kutu gibi bir kıyas durumu. Asgari ücret halen pazarlık masasında ve...
1603'ten 2200'e çıkmasını beklemiyor hiç kimse.
Hasılı, asgari ücret ne olursa olsun, CHP'nin vaadinin 'kaldıraç etkisi' yapacağı kesin.
Sizi bilmem bence, bilhassa insanların cebini ilgilendiren hayati konularda etkili muhalefet var memlekette.

KANIKSAMA...

Ankara'daki hızlı tren kazası sonrasında bilhassa bizim sektörde herkes birbirine 'yayın yasağı geldi mi?' diye sordu. Baktık sosyal medyada da bu mavra dönüyor.
Bir terör eylemi olur anlarım. Ortalık kan revandır, ahalinin irite olması istenmez.
Ve/veya teröristin ekmeğine yağ sürmek istemezsin, böyle durumlarda olur- olabilir yayın yasağı.
Ama bu bir tren kazası ve...
Bu haberin yayın yasağı kapsamına alınması, hakikaten, ne alaka.
Ve fakat buyurun maalesef böyle, geldiğimiz son nokta.
Bizim meslekte sansürden daha kötü olanın 'otosansür' söylenir ve konuşulur.
Çünkü ilkinde birileri 'yazma bunu!' demiştir sana. Yapacak bir şey yoktur.
İkincisinde ise kimse sana 'yazma' demediği halde, sen o haberi yazmaman gerektiği kanısına kendiliğinden varırsın. Çünkü, otosansürü içselleştirmiş, kanıksamışsındır.
Yayın yasağı konusu da aynen böyle.
Hiçbir gazetecinin aklına, haberin detaylarından önce, yayın yasağı gelmez uygar ülkelerde..

İÇTİHAT!

Artık elimizde kapı gibi bir 'içtihat' var. Yargıtay, 'bir kadın istediği saatte, istediği şekilde dışarı çıkar, güvenliğini devlet sağlar' şeklinde bir karar vermiş.
Haber portalları, internet siteleri bunu 'Yargıtay'dan tarihi karar' diye haberleştirmişler.
Kararı 'tarihi' yapan, benzer davalarda tecavüzcülerin ve tacizcilerin 'Kadının o saatte orada ne işi varmış' şeklindeki savunmalarıydı.
Tırnak içinde 'Masum ve namuslu' kadının hangi saatte ve nerelerde olabileceğine ilişkin çizelgeler ve haritalar varmış gibi!
Konunun iç acıtan tarafı, kadınların bu olağan, bu normal, zaten öyle olmalı denilecek bu karara çok sevinmeleri.