Adnan BAŞTOPÇU

Adnan BAŞTOPÇU

adnanbastopcu@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Kime oy vereceğimizi 'onlar' belirleyecek!..
08 Eylül 2017 Cuma, 08:28

Ekonometri, ekonomik ilişkilerin, istatistik ve matematik yollarla ölçülmesi demek. Sosyometri de sosyolojik ölçümler. Peki ya psikometri?
Cumhuriyet'te Özgür Mumcu harika bir yazı yazdı geçende ve psikometrik teknikler kullanılarak seçim kazanılacağını anlattı.
'Big data' yani 'büyük veri' şirketleri, dijital verileri, psikometrik yöntemler kullanarak analiz ediyor ve seçmen profili çıkarıyorlarmış. Toplu değil, neredeyse her seçmen için ayrı ayrı.
Veri işleme işi öyle bir hale gelmiş ki artık, örneğin Facebook'taki 40-50 arası beğeni değerlendirilerek kullanıcıların cinsiyeti, etnik kökeni, cinsel eğilimi, siyasi aidiyeti vs belirleniyormuş. Sadece bu da değil, kaygıları ve hatta arzuları da!


Ne işe mi yarıyormuş bu analiz?
Bu bilgiler sayesinde manipüle edilmiş haberler o kullanıcılara tek tek servis edilerek, o seçmenin iradesi, 'bir siyasi kampanya olduğu kendisine hiç hissettirilmeden' etkilenmeye çalışılıyormuş.
Yani bugün ve gelecekte 'büyük veri işleyen adamlar' sana özgü, sadece sana hitap eden bireysel kampanya yapacaklar, ey seçmen!
Hasılı ve de kelam; 'Sandığa gittim, oyumu özgür irademle verdim' döneminin de ruhuna Fatiha artık!

•Büyük veri

Sizin de başınıza gelmiştir. İnternet arama motorunda bişey aradığınızda, aynı mal veya hizmetin benzerleri 2-3 ay peşinize takılır!.. Örneğin geçenlerde uçak bileti aldım. 2 ay kadar çeşitli havayolu şirketleri peşimde gezdi, bir bilet satabilmek için. Veya arkadaşlarımı ağırlamak için Mudanya veya Trilye'de restoran baktım, 2-3 ay kadar da Mudanya ve Trilye'deki otel, pansiyon ve restoranlarla birlikte takıldık!
Bu, birilerinin bizi birilerine pazarladığının 'büyük' kanıtı!
Bugün ana konumuz, 'büyük veri'...
Sevgili Prof. Dr. Necmi Gürsakal hocam 'bu işin' kitabını yazdı.
Tüketim yapmaya hazır insanlar hakkında toplanmış bu bilgilerin petrolden bile değerli olduğunu Necmi Hoca'nın kitabında okuduk.
Ama Özgür Mumcu'nun makalesinden anladığımıza göre, iş mal ve hizmet pazarlamasından çıkmış, kim kime oy verecek, onları da biz belirleyelim aşamasına gelmiş.

•Michigan'daki hamileler!

Necmi Hoca'nın kitabından naklen yayın yapıyorum:
Michigan'da kızıyla yaşayan yaşlı adamın evine hamilelere hitap eden bir broşür gelmiş. Adam broşürü gönderen markete telefon edip 'Bizim evde hamile mamile yok!' diye fırça atmış.


3 ay sonra, aynı marketi arayıp özür dilemiş yaşlı adam:
'Siz, bizim evde olup bitenleri benden iyi biliyorsunuz!'
Evdeki kızın hamile olduğunu, market nereden mi anlamış?
Hamileliğin 3'ncü evresinde kadınlar kendilerini ödüllendiren harcamalar yaparlarmış.
Yani, alışveriş kalemleri de bir yerlerde, çeşitli algoritmalar marifetiyle analiz ediliyor demek ki!
Ve birileri Michigan eyaletinde kim hamile kim değil, babasından (belki de kocasından!) önce biliyor!
Eyaletteki -atıyorum- 22 bin hamilenin ev veya mail adresi veya telefonu, hamile elbiseleri, emzik, puset, beşik vs satıcıları için para etmez mi?
***
Dijital ayak izlerimizin para etmesine pek fazla itirazım yok ama, seçim kazanması, sizi bilmem, beni epeyce bir gerdi.