Adnan BAŞTOPÇU

Adnan BAŞTOPÇU

adnanbastopcu@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Kimler kimleri kaçar kere kovdu?
23 Aralık 2017 Cumartesi, 08:54

Eski-yeni futbol külübü yöneticileri karşılaştıklarında aralarında şöyle konuşuyorlar mıdır acaba:

- Hamdi Abi sen hiç Fatih Terim kovdun mu?
- Kovmaz mıyım, hem de iki kere!
- Rekor sende yani.
- Yoo!
- Şefik abi Yılmaz Vural'ı tam 4 kere kovdu, duayenimiz o!
- Evet abi ya, efsane o, şimdikiler dünkü çocuk.
- Öyle deme, Cavcav'ın oğlanı görmüyor musun? Babasının 3 kere kovduğu Mesut Bakkal'ı, bir de o kovdu. Babasına layık evlat!
- Aman abi boşver onu. Tamamen skora yönelik hareket yapıyor. Adamı kovuyor, kovduğunun yerine aldığı adamı kovduğunda, ilk kovduğunu yeniden işe alıyor. Özat'ı kovdu Bakkal'ı aldı, Bakkal'ı kovdu Özat'ı aldı. Şimdi bunların hepsini hanesine mi yazacağız!
- Maalesef tarihe öyle geçiyor. Hatta bu olayın üzerine gitse rekorlar kitabına bile girer. Aynı başkan, aynı adamlar ama 3'er kere kovulmuşlar. Dünya basınına konu olur.
- Valla doğru abi. Aynı sezonda 3 kere olursa bu, gerçekten en genç efsane başkan o olur.
- Aferin! Bizi hemen yedin. Terim'i, Denizli'yi, Lucescu'yu, Souness'ı göndermiş adamım oğlum ben...
- Pardon abi.

İstenmediğin yere gider misin?

Yukarıdaki diyalog tabii ki hayali.
Ama diyalog hayali. Konuşulanlar 3 aşağı 5 yukarı gerçek.
Misal taze konu, Fatih Terim 3 kere kovulduğu kulübe 4. kez kovulmaya geldi dün yine.
Kovulma sözcüğü irite etmesin kimseyi. Ben de kovuldum hayatımda 2 kere.
İşverenle- işgören arasında böyle bir münasebet var ne yazık ki.
De, anlamadığım şu benim bu minvalde:
Bir adam, kovulduğu bir yere, niye gider hem de 4'üncü kere!

Niye?
Ben mi profesyonel değilim.
Yoksa profesyonellik mi 'gözü- kaşı oynamayı' gerektiriyor anlayamıyorum.
Tekrar yazayım tam anlaşılmamış olabilir:
- Kovulduğu bir yere, niye gider bir insan, hem de birkaç kere!?
Günümüzden ta 2 bin yıl önce boşuna mı demiş filozof, 'Aynı nehirde iki kere yıkanılmaz!' diye.

İmparatorluk tarihi!

18 tane takım var. Yılda bir sezon var! Her birinin başında da, birer tane teknik adam var.
Olay bu kadar basit değil mi?
Peki, eli kalem tutan biri misal 80'li yıllardan günümüze 'antrenör değişiklikleri' üzerine bir kitap yazmaya kalksa...
Bu bir kitap olarak mı kalır_
Yoksa birkaç kitaplık bir seri mi yapmak gerekir?
Ya da, her sezona ayrı bir kitap yazılmalı belki de?
Veya konuyu 3 veya 5 ciltlik bir 'külliyat' olarak ele alıp mı incelemeli, tam şey edemedim şimdi.
Tam 'İmparatorluk tarihi' anasını satayım.
4. Fatih dönemi.
3. Yılmaz Vural dönemi.
2. Denizli dönemi.
4. Bakkal dönemi.

Baba Cavcav Mesut Bakkal'ı 3 kere kovup 'Hat-trick' yapmıştı. Oğul Cavcav ilk iş Mesut Bakkal'ı kovdu. Böylece aynı kişi, aynı kulüpten 4 kere kovulmuş oldu.
Bu spesifik olay bile 3-5 sayfada zor anlatılır.