Adnan BAŞTOPÇU

Adnan BAŞTOPÇU

adnanbastopcu@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Köpek Acil Eylem Planı
15 Aralık 2017 Cuma, 07:53

Önce önbilgileri verelim: Doğu'da Güneydoğu'da birçok ilde ve ilçede HDP'li belediye başkanları görevden alındı, yerlerine 'kayyum' atandı. Olay kayyum atamakla kalmadı, bu belediyelere bir de 'hami' tayin edildi, belediye hizmetleri 'daha iyi' yürütülebilsin diye.
Doğubeyazıt'ın hamisi de İnegöl Belediyesi oldu. Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş'ın, İnegöl Belediye Başkanı olduğu günlerde Doğubeyazıt'ı 'hizmet bombardımanı'na tuttuğu biliniyor.
Geldik hikayeye: Alinur Aktaş, 'Acil Eylem Planı'nı açıklamak için düzenlediği basın toplantısı öncesi, aynı masayı paylaştığı Genel Yayın Müdürümüz Okan Tuna'ya çok enteresan bir Doğubeyazıt anısı anlatmış.
Olay şöyle: Aktaş, Doğubeyazıt'a gittiği ilk günlerde belediye başkanı olduğunu söylemeden halkın arasına karışmış ve ilçenin gerçek sorunlarını saptamak istemiş. Teyzelerle, ninelerle, beyamcalarla hasbıhal etmiş. Ve kime 'sorun var mı?' dese 'ihtiyacınız ne?' diye sorsa, istisnasız herkes neredeyse ağız birliği etmişçesine 'Köpek!' demiş.


Aktaş konuyu önce tam idrak edememiş.
'Ne köpeği?' diye sormuş.
Aldığı yanıt tam da şöyle:
'Hayvan köpeği!'
Köpek konusu nasıl koca ilçenin en baba sorunu olur diye düşünürken 'Yakında görürsünüz başkanım!' cevabını almış. Adamlar üstelik saat da vermişler.
Ve verilen saatte bir bakmış Aktaş, 40-50 kadar köpek gruplar halinde ilçede gövge gösterisi yapıyor!..
'İyi Kötü Çirkin' filmindeki haydutlar gibi veya tarım toplumu öncesi vahşi köpek sürüleri gibi...
Babalar bildiğin örgütlü güç olmuş yani.
Aktaş hemen kurmaylarını toplamış ve 'köpek acil eylem planı' için düğmeye basmış!


Da, ilçede ne bir barınak var, ne kısırlaştırma işini yapacak ekipman, ne de ilaç vs..
Hemen bir haftalığına geçici bir görevlendirme yapılmış ve İnegöl'den bir ekip Doğubeyazıt'a intikal etmiş.
Geçici görev olmuş bir ay süren görev. Ama sonuçta köpekler tek tek tutulmuş, kısırlaştırılmış ve o arada inşa edilen barınağa alınmış.
Hasılı, 'buranın en baba sorunu ne!' diye sorulduğunda, her yerde 'ulaşım- trafik' vs cevaplar almıyorsunuz. Her yerin kendine özgü yerel problemleri olabiliyor demek ki.

Önceden nasıldı bu işler?

Cep telefonu yokken 'bu işleri' nasıl hallediyorduk diye zaman zaman siz de düşünmüşsünüzdür.
Örneğin sevgililer nasıl buluşuyordu?
Kadın kocasına 'Eve gelirken yoğurt al' talebini, hangi iletişim aracıyla iletiyordu.
İlk kez gideceğimiz bir misafirlikte adresi nasıl buluyorduk vs vs...
Aynı çerçevede, internet yokken hayatımız nasıldı acaba?
Valla bir fikrim yok. Hele de şu sosyal medya! Hısım akrabaların dost ve arkadaşların günlük tüm icraatları satır satır kare kare yayında. Merak edecek tek bir şey bile kalmadı desek yeri, neredeyse...
Üstelik kimi avantajlar da söz konusu.
Misal küçük kızımın konseri vardı geçen gün. Videolar paylaşıldı tabii haliyle sosyal medyada.
Baktım dün, toplam görüntüleme sayılarına. An itibariyle bin 700 küsur.
Salonda bunun 10'da biri kadar insan yoktu oysa. Dedim ve aklıma geldi:
Çoğu sanatsal etkinlik, sosyal medya marifetiyle icra edilmez mi gelecekte?