Adnan BAŞTOPÇU

Adnan BAŞTOPÇU

adnanbastopcu@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
'Makus talih' lafı rafa mı kalkıyor!
31 Mart 2018 Cumartesi, 08:32

Ramazan Altınöz Yıldırım Belediye başkanıyken, bir seneyi devriyesinde yaptığı sunumla beni çok etkilemiş, tenis kortları ve yüzme havuzları olan Yıldırım'ın 'makus talihini' yeneceğini söylemiştim. Bu makus talih lafı o zaman bir patladı, pir patladı.
Yıldırım'ın üzerine yapıştı.
İzleyen 10 yıl boyunca, bu ilçeyle ilgili kim ne laf etse, makus ve talih laflarını etmeden geçmedi. Ee kolay değil. Nilüfer almış başını gidiyor, Osmangazi zaten kent merkezi.
Yıldırım ise, Bursa'nın içinde adeta bir Anadolu kasabası.
'Coğrafya kaderdir' lafını doğrularcasına, ova ile dağ arasına sıkışmış, göçle gelenlerin ilk uğrak yeri, çarpık yapılaşma had safhada, üstelik olanaklar da sınırlı.
Dün, Yıldırım Belediye Başkanı İsmail Hakkı Edebali 4 yıllık icraatlarını yarım saatte özetlemeye çalışırken, dev ekrana gelen görüntülerde 'Vay be' dedim içimden, 'nereden nereye!'
Yanlış anlaşılmasın. Yıldırım'da çok işler yapıldı, çok proje hayata geçti ama 'şehirli kültürü' açısından da, 'şehrin kimliği' açısından da, yani 'insan' bazlı bakıldığında da, 'mekan' bazlı bakıldığında da, sorunlar o kadar kronik ki, bügünden yarına çözülecek gibi değil.
Ve fakat Edebali, öyle bir vizyon koydu ki önümüze.
Öyle fotoğraflar, öyle maketler gösterdi ki, bu projelerin değil tamamı, yüzde 30'u hayata geçsin, Yıldırım'ın çehresi öyle-böyle değil, enikonu değişir.
Yıldırım'da oturmak prestij haline gelir.
Hiçbir şey olmasa bile Yıldırım, 'Dünyanın en güzel pazaryerleri şampiyonu' olur, sesini yine duyurur. (Bittiklerini görmeyi çok isteriz, her biri sanat merkezi gibi olan pazaryerlerini.)
Başkan Edebali, 4 yıllık icraatlarını değerlendirdiği toplantıda, zamanın çoğunu 'kentsel dönüşüme' ayırdı. Ne yazık ki, çoğu dönüşüm projesi henüz inşaat aşamasına bile geç(e)medi.
Neyse ki, 4 bin konutluk Mevlana dönüşüm projesinin 800 konutluk bölümü neredeyse bitti gibi. Mevlana'nın bu 5'te birlik bitmiş hali, Yıldırım'ın geneli için de fikir verecek hepimize.

Başkanlar da yargılanır (1)

ABD hukukunu övenler, 'İstese herhangi bir savcı yardımcısı, ABD Başkanı'nı, küçücük bir kağıda yazdığı pusula ile ifade vermeye çağırabilir. Başkan bu çağrıyı aldığı anda tıpış tıpış gitmek zorunda' derlerdi.
Buyurun, oldu bu.
Washington yerel yönetimi ve Maryland eyaleti ABD Başkanı Donald Trump hakkında dava açtı. Federal bir yargıç da 'Anayasal güvenceleri delmek' suçlamasıyla davanın 'kısmen' görülmesine izin verdi. Bakmayın 'Anayasal güvenceler' ve 'kısmen' gibi hukuki laflara.
Suçlamanın özü şu: Sen başkan oldun ama mali işlerinin idaresinin devamı için Anayasa'yı ihlal ettin. Otellerinle ve diğer işlerinle bağlarını kopar, bunu yapmazsan yabancıların çıkarları karşısında kırılgan hale geliyorsun.
Daha özü de şu: Başkanlık yap kardeşim, özel işlerin için devleti kullanma!
Kullanırsan gelir verirsin hesabını paşa paşa!

Başkanlar da yargılanır (2)

Fransa eski cumhurbaşkanı, daha mühimi Fransız sağının önde gelen figürlerinden biri olan Nicolas Sarkozy hakkında 'ağır ve aktif yolsuzluk' ve 'nüfuzunu kötüye kullanma' suçlarından dava açılmasına karar verilmiş.
Meğer 3 yıl süreyle abinin telefonlarını dinlemişler! Ve hakkında süren davalara ilişkin gizli bilgileri sızdırdığını tespit etmişler.
Ve 'gel bakalım Sarkozy Paris Ceza Mahkemesi'ne, hem sen gel, hem de sana o gizli bilgileri veren hakimler ve avukatın da gelsin' demişler.
İşin enteresan tarafı Sarkozy 'dinlenebileceğini' düşünerek 'tecrübeli bir dolandırıcı' gibi başka isimler üzerine aldığı telefonlardan görüşmüş.
Yine de yakayı ele vermekten kurtulamamış.
Hukuk devletlerinde, 'eski başkan- yeni başkan' fark etmiyor, herkes yargılanabiliyor demek için yazdım bu iki yazıyı...