Adnan BAŞTOPÇU

Adnan BAŞTOPÇU

adnanbastopcu@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Mardin'i bilir misiniz?
09 Eylül 2017 Cumartesi, 08:57

'Sarışın mavi gözlü asortik kadın' kapıyı çalmış. 'Ben' demiş, 'milletvekili adayıyım! Sizden destek istiyorum. İl başkanı'na yakınlığınızı biliyorum!'
Laf lafı açmış, 'mahalle baskısı'na gelmiş. Adamımız Sarışın'a, 'Son derece modern görünüyorsunuz. Partide sizi rahatsız etmiyorlar mı? Mahalle baskısına uğramıyor musunuz?' diye sormuş.
'Hayır' demiş kadın. 'Hiçbir ayrım yapılmıyor bana..'
Bizimki kavramı ortaya atan Şerif Mardin'e getirmiş lafı ve kadına bilip- bilmediğini sormuş.
'Hayır, tanımıyorum Şerif Mardin'i. Bizim il yönetiminden mi?' diye cevap vermiş kadın.

Bu birinci hikayeydi, buyurun bu da ikinci hikaye:
Tesadüfe bakın ki, sarışın yeşil gözlü arkadaşımız halkla ilişkiler bölümü mezunu.
Ayaküstü laflıyoruz. Konuya 'Betül Mardin'den gireyim de, ortam ısınsın diye düşündüm.
'Tebrik ederim' dedim, 'Betül Mardin'in yolundasınız yani!'
Ölü balık gibi baktı yüzüme. Devam ettim:
- Halkla ilişkiler okudum demiştiniz!
- Evet
- Betül Mardin'i bilmiyor musunuz?
- Yoo, bilmem mi gerekiyor!
(Çok ağır bir sessizlik hali..)
Sinek vızıldasa o sırada, 'uçak geçiyor!' diyeceğim, o derece...

Şerif Mardin Türk sosyolojisinin duayenlerinden biri.
Betül Mardin, halkla ilişkiler konusunun bırakın Türkiye'yi, dünya duayenlerinden biri.
Aslında olacaktı bir de Arif Mardin'i tanımayan bir müzik prodüktörü falan, şahane bir üçleme yapacaktık.
Çok zor. Hem sarışın olacak, hem müzik prodüktörü olacak, hem de Arif Mardin'i tanımayacak.
Meraklısına: Bu üçlü, köklü Mardinizade ailesine mensuptur ve Şerif, abla- kardeş Betül ve Arif'in kuzeni olur.
Bu yazı aslında şöyle bitmeyi hak ediyordu:
- Mardin kapı şen olur türküsü, hangi ilimize aittir?
'Mardin!' diyenler bilemedi, cevap 'Diyarbakır' olacaktı.

•Domates ve ifade özgürlüğü...

Fi tarihi. İntifada zamanı. ABD'deki üniversitelerden birinde, Filistin kökenli bir öğretim üyesi, köktendinci Yahudi eylemi yapanlara taş atmış. Üniversitenin Yahudi öğrencileri ayaklanmış haliyle. Öğretim üyesi tarafsız olmalı, nasıl taş atar bize diye.
Hocalarını, Üniversite senatosuna şikayet etmişler. Senato kararını yazılı olarak açıklamış. Tam metni anımsamıyorum ama şöyle bişeydi:
'Burası özgür bir ülke. Üniversitemiz de bu özgür düşünce ortamının bir parçası. Eylem yapmak, düşüceyi ifade özgürlüğüdür. Öğretim üyemiz taş atarak dünyayı ilgilendiren bir konuda taraf olma özgürlüğünü kullanmıştır!'
Taş atmak düşünceyi ifade etmekse, domates atmak seminer verme gibi değerlendirilmeli bence!

Almanya Şansölyesi Angela Merkel'e 2 tane domates fırlatıldı geçende.
Birisi ceketine isabet etti, diğeri karavana gitti.
Özümün fikri şu minvalde:
Domates çürük olmalı, kaya gibi olmamalı, isabet ederse kuru temizleme masrafını, fırlatan üstlenmeli.