Adnan BAŞTOPÇU

Adnan BAŞTOPÇU

adnanbastopcu@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Merdivenden inen nine!
21 Kasım 2017 Salı, 07:50

Gazeteci arkadaşım Faruk Kahraman Acemler metro istasyonundaki üstgeçitte yaşlı bir ninenin fotoğraflarını çekmiş. Adının Safiye, yaşının 84, evinin Ahmetköy'de olduğunu (Faruk'tan) öğrendiğimiz yaşlı teyze iki büklüm haliyle merdivenden inmeye çalışıyor.
Çünkü o gün o sırada üstgeçidin asansörü bozuk.
Faruk, ninenin pazar arabasını taşıdığını belirtmiş. İsmini, yaşını ve nerede oturduğunu öğrendiğine göre, aralarında sohbet de geçmiş.
Ama asıl önemli olan bu paylaşım marifetiyle, başka istasyonlardaki benzer asansör arızaları falan da dile getirilmiş vs.
Ve fakat, özümü bu paylaşımda en çok ilgilendiren husus, Faruk'un fotoğrafları sosyal medyaya saldığı anda aldığı ilk tepki oldu. Bu tepki, üstelik bir gazeteciden geldi:
'Fotoğraf çekeceğine teyzeye yardım etseydin ya!'
Bu noktadan hareketle konuyu bir miktar köpürtebiliriz.

İnsan mıyız, gazeteci mi?

Bizim mesleğin kadim tartışmalarından biridir:
Önce insan mıyız, yoksa gazeteci mi?

En klişe örnek, foto muhabiri Kevin Carter'ın Sudan'da çektiği, 'akbabanın ölmesini beklediği çocuk' fotoğrafı. O fotoğraf Carter'a dünyanın en prestijli gazetecilik ödülü 'Pulitzer'i kazandırmıştı. Ama Carter, 'Çocuğu istese kurtarabilirdi, fotoğraf mı önemli çocuğun hayatı mı?' suçlamalarına dayanamadı ve özüne kıydı.
Başka örnekler de verebilirim. Adliye bahçesinde adam bıçaklandı Bandırma'da, adam yerde kıvrandı ve öldü. Olayın fotoğrafı gazetede yayınlandığı anda, milletin aklına ilk şu geldi:
'Gazeteci fotoğraf çekeceğine adamı kurtarabilir miydi?'
Eski ABD başkanlarından Bush'un seçim kampanyası sırasında konvoyda meydana gelen kazayı bir foto muhabirinin görüntülemesi de, 'İstese kadını arabanın önünden tutup çekebilirdi ama o fotoğraf çekmeyi tercih etti' diye epeyce tartışılmıştı.
Bana da soracak olursanız, insanın, hatta doğanın tüm neferlerinin yaşam hakkı her şeyin önünde.
Ama basın tarihi de, bir fotoğrafın veya bir haberin insanlığın ileri gitmesine, hatta bir savaşa bile son verebildiğine ilişkin sayısız örnekle dolu.
Tiananmen meydanında tankların önünde duran adamın fotoğrafını, Vietnam savaşına son verdiği bilinen siyah beyaz fotoğrafları, yakın tarihten 15 Temmuz hain darbe girişimine karşı duran halkın tankların üzerine çıktığı fotoğrafları ve sığınmacı konusuna tüm dünyanın duyarlı olmasını sağlayan Aylan bebek fotoğrafı, aklıma gelen ilk örnekler.
(Bir fotoğraf karesinin veya bir gazetecinin ölümünün, bir ülkenin kaderini nasıl değiştirdiğine ilişkin, Nick Nolte'un başrolünde oynadığı 'Ateş Altında' filmini de öneririm, henüz izlememiş olanlara)

Kitap ne diyor?

Objektif gazeteciliğin tanımı şöyle:
Gazeteci meydana gelen olaylara katılan değil, bu olayları sadece izleyen kişidir. Gazeteci bilgi toplarken ve topladığı bilgileri sunarken kesinlikle soğukkanlı olmalı, duygusal davranmamalı. Gazetecilerin haberin bir parçası haline gelmeleri asla onaylanan bir davranış değildir.
Ama bu demek değil ki, insanlığı rafa kaldıralım.
İnsanlığımızı da yapalım mümkün mertebe, işimizi de.