Mustafa Bozbey'e sert rakip çıktı... - Adnan BAŞTOPÇU - Bursa Hakimiyet
Adnan BAŞTOPÇU

Adnan BAŞTOPÇU

adnanbastopcu@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Mustafa Bozbey'e sert rakip çıktı...
04 Şubat 2018 Pazar, 07:28

Bursa'da siyasetçiler arasında sosyal medyayı en iyi kullanan açık ara Nilüfer Belediye Başkanı Mustafa Bozbey'di!
Di diyorum çünkü, Bozbey'e sert bir rakip geldi.
Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, aktif bir 'Twitter' kullanıcısı.
Yaptığı tüm gezileri ve görüşmeleri bu sosyal platformda Bursalılara duyuruyor.
Kimi zaman metroda, kimi zaman bereket sofrasında çektirdiği fotoğrafları paylaşıyor.
Aktaş, son günlerde artık kendi çektiği fotoğrafları da servise koyuyor.
'Selfie' çekmek ve paylaşmak aslında Mustafa Bozbey'in 'imza' hareketlerinden biriydi.
Hiçbir 'selfie' fırsatını kaçırmayan Bozbey, üstelik bu işi 'selfie çubuğu' kullanmadan, pek başarılı biçimde icra ediyordu.
Şekilde görüldüğü gibi Aktaş da artık sektöre girdi.
Yani, Bozbey artık tek tabanca değil. Sert bir rakibi var, bundan böyle...
(Sağ elle selfie çekerken, sol elin cepte olmasına, yani olaydaki rahatlığa azami dikkat lütfen)

'Aranızda tesisatçı var mı?'

Bilhassa filmlerde çok kullanılır bu klişe. Uçaktasınız. Yolcunun biri rahatsızlanır. Hatta olayı biraz abartalım, hamile yolcu uçakta doğurmaya kalkar! Hostes yolculara sorar, 'aranızda doktor var mı?' diye. Doktor varsa müdahale eder, yoksa, yardımcı pilot veya hosteslerden biri, -atıyorum- kuleyle bağlantı yaparak doğumu gerçekleştirmeye çalışır.
Neyse ki, 250- 300 yolcu arasında bir doktor her zaman bulunur, bulunabilir.
Aşağıdaki haberi lütfen bu duygu ve düşünceyle okuyun:
'Norveç'in başkenti Oslo'dan Almanya'nın Münih şehrine sefer düzenleyen Norveç Havayolları uçağı, tuvalatte çıkan arıza nedeniyle geri döndü ve seferini tamamlayamadı.'
Şimdi buraya azami dikkat.
'Uçaktaki yolcuların 85'i tuvalet tamirinden anlayan tesisatçılardı!'
Haberin devamında şirketin 'ceo'su tuvaletteki sorunun ancak uçağın dışından yapılabilecek olan bir müdahaleyle giderilebileceğini söylüyor falan ama, ben inanmadım.
Kaportadan tesisata mı girilirmiş kardeşim!
Diyemiyorlar, Avrupa'da kimse yaralı parmağa 'üre'mez diye, atıyorlar.
Olay bizim buralarda, bu coğrafyada cerayen etse, millet 'alana kadar sıkma ameliyesi' yapar, yine de dönmezdi seferinden, o da ayrı konu.
Adamlardaki rahatlığa bak!