Adnan BAŞTOPÇU

Adnan BAŞTOPÇU

adnanbastopcu@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
'Öpşün barşın bakim!'
10 Ekim 2017 Salı, 08:08

Arkadaşım Ümit Aşçı Çini, ABD ile Türkiye arasında son tahlilde 'papaz' olan ilişkiye, 'saçını süpürge eden kişi' şefkatiyle yaklaşmış.
Çocukluğu 'aile' içinde geçen herkesin teşne olduğu söylemle aynen yayınlıyoruz, buyurun:

''Yavrum evladım, niye böyle yapıyorsunuz, siz kardeşsiniz, siz karındaşsınız, güzel güzel oynasanıza, niye kavga ediyonuz. ABD yavrum, küçük kardeşine niye oyuncaklarını vermiyon sen çocum, yakışıyo mu sana? Daha dün sen değil miydin, 'Türkiye'ynen hiç olmadığı kadar yakınız!' diyen. Türkiye yavrum sen de abinin sözünü dinle. O senden büyük, karşı gelme 'ağa'beyine. Bir daha kavga ettiğinizi görmicem.. Hadi öpşün barşın bakim.''

Mütekabiliyet...

ABD vizeleri askıya alınca, Türkiye de ABD vatandaşlarının vize başvurularını askıya aldı. Diplomaside bu duruma 'mütekabiliyet' deniyor. Yani Türkçesi, 'karşılıklılık ilkesi'.
Suçluların iadesi, taşınmaz edinimi gibi konularda uygulanır genellikle.
Sen ABD'de ev alabilirsin, ABD'li de Türkiye'de gibi.
Ve fakat Türkiye gibi bir ülkeyseniz, öyle herkese cart-curt edemiyorsunuz haliyle.
Misal Alman, Hollandalı, İngiliz uçağa atladığı gibi geliyor Türkiye'ye.
Ama biz, bu ülkelerden herhangi birine gitmeye kalktığımızda, bankadaki mevduat hesabımızdan üzerimize kayıtlı tapulara, öğrenim durumumuzdan, o ülkeye gitme gerekçemize kadar, bir- birbuçuk kilo kadar evrakı koymamız gerekiyor adamların önüne.
Üstelik adamlar o evrakların hiçbirini dikkate almayabilir, o gün tek kritere göre karar da verebilir:
'Paşa gönül kriteri!'
Tipinizi beğenmese misal, iyot gibi kalakalırsınız kapıda, elde valiz olduğu halde.
50 kere yazmışımdır, tarla farelerine kimse dur demez sınırlarda diye, göçmen kuşlara pasaport mu soruluyor diye. Ama işte 'insan' böyle bir icat çıkarmış, kendi kendine.
Sen bana vize koy, ben sana, 'what a wonderful' dünya!

Sınırsız ve 'sinirsiz' Jüpiter!

Urfa'da askerim. Mekanize tugayda. Ordugaha çıktık. Arazideyiz yani. Bir o yana bir yana, mevzi değiştirip duruyoruz boyuna! Komutana sordum o ara, 'neredeyiz?' diye. 'Valla' dedi komutan, ben de bilmiyorum, Türkiye'de de olabiliriz, Suriye'de de.
'Mehmetçik sınırı geçti' haberini okurken aklıma geldi. Ben de bir ara sınır ihlali yapmıştım galiba diye.
Bir ülkenin, başka ülkelerle sınırı olması da enteresan.
Buna hasret ülkeler var, biliyor musunuz?
Misal Japonya! Kimseyle karadan sınırı yok. Dolayısıyla geçecek bir sınırları da.
Ada ülkelerinin alayı böyle. Sınır olmayınca, papaz olacak kimse de olmuyor pek ortalarda.
Jüpiter'in içine tamı tamamına bin (sayıyla 1000) kadar dünya sığabileceği gerçeğinden hareketle...
Bu kadar küçük bir gezegeni, bu kadar çok parçaya bölmek niye diye de, sık sık düşünürüm ara sıra.