Adnan BAŞTOPÇU

Adnan BAŞTOPÇU

adnanbastopcu@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Robot din adamı göreve başladı...
02 Haziran 2017 Cuma, 07:21

Robot avukatların daha çok dava kazandıklarını hikaye etmiştik.
Robot gazetecilerin de daha iyi haber yazdıklarını.
Dubai'de faaliyete başlayan robot polisler de geçen hafta basına bolca malzeme oldu.
Yapay zeka böyle daha hangi alanlara bulaşacak acaba diye düşünürken...
Sevgili arkadaşım Özcan Yazıcı haberi geçti:
'Yapay zeka dine de el attı'
Almanya'da gösterime sunulan robot din adamı, insanlara dijital dualar ediyormuş.


Robot din adamı, Almanya'nın Wittenberk kasabasında, 1517 yılındaki reform hareketinin başlangıcını anmak üzere, Hasse ve Nassau Protestan Kilisesi tarafından kurulan bir serginin parçası olarak sergileniyormuş.
Bu işi yapsa yapsa Protestanlar yapar diye aklıma gelmişti zaten desem, kimse inanmaz! (Oysa okurun yazara inanması mühim!)
Neyse efendim kilise, bir robotun insanlara elektronik dualar etmesinin toplumun bazı kesimleri tarafından olumlu karşılanmayacağının farkında olduklarını...
Ancak bu sergiyle, robotlara karşı bakışı ve gelecekteki dini deneyimlerin nasıl değişeceğine dair fikirleri yeniden şekillendirmeyi amaçladıklarını ifade etmiş.
Bu aşamada itiraf edeyim, robot din adamı, robot papaz, robot peder, robot rahibe derken istemediğim halde aklıma gelen 'robot imam' fikri, beni biraz gerdi!
'BlessU-2' isimli bu robot, ki ismi 'Tanrı seni kutsasın' manasına geliyor, ziyaretçilerin karşısına adeta bir ATM cihazı gibi dikiliyor ve göğsünde bulunan ekran marifetiyle hizmet veriyormuş.
İşin güzel tarafı ziyaretçiler robotun konuştuğu dili ve dua tarzını 'kafalarına göre' değiştirebiliyorlarmış.

Gitmeyi hayal ettiğim ülke

En gıcık olduğunuz sözcük hangisi deseler, gram düşünmeden ve tereddüt etmeden 'vize!' derim.
Bir ara 'Çin işkencesi' gibiydi.
Her sabah güne 'filanca ülke de vize koydu' haberiyle başlıyorduk.
Anlı-şanlı, büyük ülkeleri anladık. Kuş uçmaz kervan geçmez, aklımızın ucuna gelmez, et yemez ülkeler bile bu vize koyma kuyruğuna utanmadan- sıkılmadan girdiler!
Ta o zamanlar kendime şöyle bir düstur edinmiştim:
Türkiye'ye vize koyan ülkelere çok zorda kalmadıkça asla ve kat'a gitmeyeceğim!
İnsan haklarına aykırı olduğunu düşünüyorum çünkü vizenin.
İnsan onurunu zedelediğini de.
Düşünün, Alman kalkıyor evinden atlıyor uçağa geliyor Türkiye'ye.
Türk, cebi para dolu da olsa, mütekabiliyet ilkesine rağmen (karşılıklılık) bir yığın formaliteyi halletmeden, gidemiyor Almanya'ya.
Kadim bir sorun gibi durduğuna bakmayın! 12 Eylül yönetiminin armağanıdır vize olayı, Türk insanına. Talep bizden geldi. 'Bize vize koyun!' diyen biziz yani.
Neyse, gelinen noktada yavaş yavaş da olsa aşılıyor şu kadim vize garabeti.
Son güzel örnek Ukrayna!
'Gezegen' arkadaşların ilgisine ve bilgisine:
Türkiye ve Ukrayna vatandaşları artık sadece kimlik kartlarıyla birbirlerine ziyaret edebiliyorlar.
Vize mize yok. 14 Mart'ta imzalanan anlaşma dün yürürlüğe girmiş.
Anlaşma öncesi sirkülasyon şöyleymiş: Ukrayna'dan Türkiye'ye 1 milyon, Türkiye'den Ukrayna'ya 200 bin turist.
Gidelim bakalım, bakalım ünlü Alman filozof ve edebiyatçı Goethe'nin 'İçinde parklar olan şehirler gördüm ama, parkın içinde bir şehri ilk kez görüyorum' dediği Kiev yerinde duruyor mu?