Adnan BAŞTOPÇU

Adnan BAŞTOPÇU

adnanbastopcu@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Şampiyon düşmez, düşmemeli...
03 Haziran 2017 Cumartesi, 07:16

Hangi ülkeden ne kadar şampiyon çıkmış diye şöyle bir baktım...
Türkiye, sosyal, ekonomik, siyasal ve sanatsal fakirliklerinin yanısıra, şampiyon takım sayısında da Avrupa'nın en fakiri.
Sadece ve sadece 5 şampiyon çıkarılabilmiş, Lig'in kurulduğu 1959 yılından bu yana.
Ama misal Almanya tam 28 ayrı takımın şampiyon olduğunu görmüş.
İngiltere 23, Romanya bile 22.
Liste, Fransa 18, İtalya 16, Hollanda 10 ve İspanya 9 diye uzuyor.
Ve bugün, bu tarihi gün, Allah göstermesin, şampiyon bir takımın alt lige düşme ihtimali söz konusu.
Sporun doğası kazanmak veya kaybetmek üzerine kurulu.
Düşmek- çıkmak da bu doğanın bir parçası.
Ama işte her şeyin tek bir maça bağlı olduğu böylesi bir 90 dakika öncesinde, kelimeler kifayetsiz kalıyor, içinde bulunduğumuz haletiruhiyeyi anlatmakta.
Tek bir maç demem sebepsiz değil.
Çünkü 40 yıldır izlediğim bu Lig'de şu gerçek hiç değişmedi.
İhtiyacı olan istediği puanı mutlaka alır.
Yani Rizespor Alanya'yı kesinlikle yener.
Dolayısıyla Bursaspor kümede kalacaksa, bunu sadece ve sadece bileğinin hakkıyla yapabilir.
Zaten, Bursa'nın yarısında ve belki de tüm Türkiye genelinde algı, maalesef olumsuz.
'Lig'de kalmayı hangi takım hak ediyor?' diye sorsak 80 vilayette, ekseriyet 'Rize' diyecektir kesinlikle.
Çünkü Doğu Karadeniz ekibi üst üste aldığı sonuçlarla moral motivasyon yakaladı, rüzgarı da arkasına aldı.
Bursaspor ise altın tepside önüne sunulan fırsatları bir-bir elinin tersiyle itti.
Ve bugüne geldi.
Bu aşamada dilek ve temenniden başka bir şey gelmiyor elden:
Ey şans lütfen, son maçta bari sen yanında ol Bursaspor'un...

Barcelona bile girememiş...

Son yılların ilginç söylemlerinden biri de şöyleydi:
Gelecek, marka kentlerin yarışına sahne olacak!
Sanal alemde mutat turlarımdan birini atarken şöyle bir haber takıldı gözüme:
'2050 yılı geldiğinde dünya nüfusunun 3'te 2'si kentlerde yaşayacak.
Yüzlerce kent mercek altına alındı ve gelişen teknolojiye ayak uydurarak gelişimini bir üst seviyeye çıkaracak 'geleceği en parlak kentler' belirlendi.'
25 dünya kentinin sıralandığı liste, San Fransisko, New York, Paris, Londra, Boston diye başlıyor, Tokyo, Vancouver ve Los Angeles diye bitiyor.
İşin enteresanı 'marka kent' dendiğinde benim aklıma gelen ilk kent olan Barcelona listede yok.
Daha komiği Roma da yok. Doğrusu, İtalya'dan bir tane bile kent yok. Venedik, Floransa, Milano, Napoli hepsi avucunu yalamış!
İspanya'nın başkentinin de teknolojiye ayak uydurarak gelişimini bir üst seviyeye çıkaramayacağını düşünmüş adamlar! Çünkü Madrid de yok.
Roma'nın ve Barcelona'nın alınmadığı, Hollywood'a rağmen Los Angeles'in 25 ve son sıradan ancak girebildiği listeye bizim, 'İstanbul gireydi iyiydi' demeyeceğimiz aşikar.
Turist sayıları, neredeyse Türkiye genelinden fazla olan bu marka kentlerin bile giremediği listede, Bursa'yı arayacak halimiz yok.
Bu haber-den şöyle bir çıkarımımız olsun sadece:
Biz Türkler (hatta İtalyanlar ve de İspanyollar!) kendimizi ve şehirlerimizi ne kadar översek övelim, birileri oturmuş bir yerde ve teknolojiye ayak uyduracak kentleri belirlemiş işte.
Anlamadığımız kriterleri, farkında bile olmadığımız parametreleri, bilemediğimiz argümanları neyse artık. Yokuz abilerin yaptığı listede!