Adnan BAŞTOPÇU

Adnan BAŞTOPÇU

adnanbastopcu@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Sandık başkanına kimlik soralım mı?
11 Mayıs 2019 Cumartesi, 08:01

'İstidat düşmanı' takma isimli biri şöyle yazmış sosyal medyada: '23 Haziran'daki seçimde oy pusulası ve zarfları mühürlü mü diye kontrol ettikten sonra sandık başkanının devlet memuru olup olmadığını da mı soracağız? Değilse seçim iptal oluyor ya'
Bu soru, çok kişinin aklına gelecektir eminim.
Ve gerçekten 'devlet memuru musunuz?' diye soracaktır vatandaş, sandık başkanına.
İyi de birader!
Bu seçimi asker- sivil demeden, kamu sektörü-özel sektör demeden milletçe yapmıyor muyuz?

Her partinin gözlemcisi yok mu orada?
'Gizli oy açık tasnif ilkesi' gereği oy sayımı vatandaşa açık değil mi?
23 Haziran akşamı sandık başlarında, her zamankinden çok daha fazla insan olacağı aşikar.
Öte yandan, asıl tehlike ne biliyor musunuz?
Kötü niyetli bir parti isterse şimdiden, sahte devlet memuru yerleştirir birkaç sandığın başına.
Baktı seçimi kaybetti. Şu şu şu sandıklarda devlet memuru olmayan sandık başkanları vardı diye (aslında kendisini) ihbarda bulunur. 23 Haziran'ı da iptal ettirebilir rahatlıkla.
Yok mu böyle bir risk, aklına gelmez mi kimsenin bu cinlik!

KEŞANLI HAYRULLAH!..

Gazeteden arkadaşım Hayrullah Kocaalili Keşanlı.
Yani Trakyalı! O coğrafyada çok hoş bir 'H' takıntısı vardır, bilirsiniz.
Hasan'a 'Asan' derler, 'h'yi yutup, hastaneye 'astane' vs...
Bir gün gecenin bir yarısı bizim Hayrullah'ın telefonu çalmış.
Arayan yengesi.
'Ayrulla' demiş yenge, 'Amcanla sabahtan beri tartışıyoz. Bir türlü sonuca varamadık! Sonunda iddiaya girdik. Senin isminde A var mı?'
(Anladınız, 'H' var mı diyor!)
'Var yenge' demiş bizim Ayrulla!
'Em başta var, em sonra be yaa!'
Yenge, telefonu kapatmadan eşine, yani Hilmi Amca'ya seslenmiş:
'Varmış İlmi, sen aklı çıktın!'

SEBİLHANE BARDAKLARI!

Sizin de dikkatinizi çekiyor mu? Haber kanalları hemen hemen her akşam, aynı adamları veya kadınları, hatta aynı sandalyelere konuşlandırıyor, memleketin o gün gündemi neyse, onu tartıştırıyor.
İzleyici olarak istiyorsun ki, bu tartışmalara yeni yüzler katılsın, yeni yorumlar duyalım, yeni fikirlerle tanışalım.
Yok. I-ıhh.
Sanki ilahi emirmiş gibi, her gün aynı yüzler, her gün aynı bağırtı- çağırtı.
Öyle sanıyordum ki, konukların kim olduğu kanal yöneticilerinin tercihi.
Onlar da tercihlerini, hep aynı kişilere kullanıyorlar.
Geçenlerde Zafer Arapkirli'nin söyleşisine katıldım. Yılların deneyimli gazetecisi ve televizyoncusu Arapkirli, bu durumun kanal tercihiyle bir ilgisi olmadığını iddia etti.
Bakın, 'iddia' diyorum çünkü, söyledikleri dudak uçuklatan cinsten.
Arapkirli'ye göre, haber kanallarındaki tartışma programlarına kimlerin katılacağına 'Ankara' karar veriyormuş. Ankara'da birileri, onun deyişiyle hem de, kılı kırk yararak belirliyorlarmış hangi programda kimlerin kimlerle tartışacağını.
Dediğim gibi bu bir iddia. Ama sağlam bir iddia!
Çünkü açık oturum performansları gayet iyi olduğu halde, haber kanallarından 'kesik' yiyen çok isim geldi şimdi aklıma...